Kayserispor, kötü oynadı bedelini ağır ödedi.
Kötü futbolun elbette nedenleri niçinleri vardı. Yanlış planlama, yanlış kadro tercihinin faturası Rize’de fevkalade kayıpla nihayetlendi.
Öncelikle Rizespor’dan bahsedelim de, meramımız daha iyi anlaşılsın… Şu anda Süper Lig’in kadro yeterliliği adına en dipteki takımlarından biri. Transfer facialarıyla dolu yapılanmanın sancılarını çekiyor. Ara transfer döneminde her mevkide transfer ister diyeyim, siz anlayın.
Kayserispor işte böyle bir takıma karşı mücadele etti. Sonuç ise berbat bitti sarı-kırmızılı takım adına. Zira gol atma şansı olmayan, hücum gücü yerle yeksan, savunması yadeller vaziyetlerine intikal bir Rizespor, üç puanı cebine koymayı başardı; acaba niye?
Bakın şöyle anlatalım; Rize takımının eldeki bu kadro yapılanması ve bana göre olmayan santrforu ile gol bulması mucize kabiline bağlıyken, bu iş nasıl oldu. Aslına bakarsanız bu sorunun cevabı çok basit. Son iki içeri maçında ne olduysa, aynıyla vaki hayata geçti. Tüm umudunu stoper Selim’in duran top organizasyonuna bağlayan ev sahibinde her nasılsa postacı kapıyı üçüncü kez çaldı.
İkinci yarının hemen başında bir duran top organizasyonu, Selim’in savunmadan çıkıp gelerek, Mustafa Pektemek’in refakatçiliği eşliğinde idmanda bile bu rahatlıkta vuramayacağı kafa ile takımını öne geçirmesi ve sonrası malum senaryo…
Ya Allah aşkına kardeşim… Son iki iç saha maçında Rize takımı ittirerek duran top kazanması ve Selim’in gelip bu pozisyonları gol yapmasıyla kazanmış. Kayserispor’da teknik kadro dâhil bir Allah kulu bunun farkında değil mi? O yenilen gol futbol adına utancın eseri olarak hep karşınıza çıkacak, haberiniz olsun.
Başka bir şekilde gol bulma olasılığı mucizelere bağlı olan Rize takımı, aradığını bulduktan sonra skorun üstüne nasıl yatılır dersini hayata geçirdi, başarılı oldu, istediğini elde etti.
Bu basit anlatımın ardından gelelim esasa… Her hattı arızalı olan Rizespor’a karşı Kayserispor’un oyun planı ve kadro seçimi böyle mi olmalıydı, pes doğrusu diyorum. Bakın hiçbir şey yapmasanız bile bu maçın 0-0 sona ermesi gerekiyordu, hesabınızı-kitabınızı yapın. Hangi birinden bahsedeyim bilemedim ama Gavranovic, İlhan Parlak ve Mustafa Pemktemek’in aynı anda sahaya sürülmesinin sebebi hikmetini kimse anlatamaz bana. Bu üçlüden olsa olsa ben hantalım ve hücum etme kabiliyetim yok felsefesi çıkar. Bu üçlüye, kenardan kendinizi de ilave ederek, en fazla okey oynarsınız…
Rize’de olan bitenin, yaşananın en net özeti budur.
Sonuç itibariyle, bakışımsızlık girdabı içinde kaybolursanız, dengeyi korumak gibi basit şartlanmıştık aklın önüne geçerse, kadroyu, zevahiri kurtarmak adına yaparsanız işte bunun adı hak ettiğinizi yaşamaktır kardeşim…
İşin özü, hatalar zinciriyle ortaya çıkan Rize yenilgisi, Kayserispor’u başka bir noktaya taşıdı haberiniz olsun; demedi demeyin…
Hemen önlem, acil önlem… Şimdi önlem!













