Kayseri, Kurban Bayramı’nı fena halde kötü izler ile geri bıraktı. Zira iki çirkin ötesi olayla Türkiye gündemine girdi.
Birincisi, kurban eti toplamasına izin verilmediği iddia eden bir kişi, Talas ilçesinde elektrik direğine çıkarak, kendini astı, son anda ip kesildi de, hayata tutundu. İlçe belediyesi açıklama yaptı, bahse konu kişinin psikolojik sorunları gerekçesiyle böyle bir işe yeltendiğinden dem vurdu.
Adına ne derseniz deyin, memleketin geldiği, evrildiği nokta adına ibret vesikası gibi bir durum var karşımızda. Sebebi her ne olursa olsun, yaşanan hadise üzerinde uzun uzun düşünmek yetmez, çözüm adına ciddi bir tavır gerektirir, umarım o tavrı görürüz.
Bunun dışında yaşanan bir başka olay yüreğimizi orta yerinden sızlattı.
Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı, baltalı saldırıya uğradı… , Yaşar K. (59) ve yeğeni Zeynep A. (31) doğrudan anıta yönelerek baltalı saldırıya geçti. Tabii ki çok kısa sürede güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirildi. Sonrası savcılık, mahkeme ve elbette olması gereken olarak tutuklama…
Bunları meczup filan diye nitelemek, en kestirme kolaycılık yolu.
Cehalet, bu bünyeleri nasıl olmuş da esir almış ki, ülkenin var oluşunun ana kaynağı Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büstüne baltayla saldırarak dine hizmet ettiği hissine kapılıyor bu insanlar?
Okumayan, sorgulamayan, araştırmayan ama kulaktan dolma bilgilerle ülkenin kurucu değerlerine her fırsatta kin kusan bu tip insanların sayısı az olsa da mide bulandırmaya devam ediyor ne yazık ki… Utanmazlar bir de pişkin pişkin, “Pişman değiliz” diyor…
Suratı kasap süngeriyle silinmiş tipler abukluk yüklü hezeyanlarla Atatürk düşmanlığıyla kendilerince pirim kasmaya çalışırken, sosyal medyada hiciv ustası Neyzen Tevfik’e mal edilen ancak, kaynaklarda Emniyet Genel Müdürlüğü’nde dönemin Asayiş Şube Müdürü Mutlu Çelik şiirinde bu modellere en güzel cevabı veriyor… Biz de o şiirin son bölümünü paylaşalım:
Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dinden soğuyacak bu millet
İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk’e dil uzatma şerefsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz
Riyakârsın sakal gizleyemez seni
Haram ile doldurmuşsun keseni
Dokunulmaz sanırsın sana amma
Dokunursa bu millet ……. Seni
Teba olmaktan, yönetenin kulu kalmaktan kurtulamayan kafalardan, düşünen özgür birey olmayı beklemek tabii ki safdilli bir yaklaşım olur; biliyoruz. Cumhuriyeti, demokrasiyi içselleştiremeyen, yok olmuş, batmış-bitmiş Osmanlı bakiyesinden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçmeyi bir türlü hazmedemeyen, hatta Türk olmayı bile reddeden bu tayfanın içinde olanlar, haliyle bizim yazdıklarımı anlamaz, işine gelmez.
Fakat biz ısrarla altını çizerek anlatmaya devam edelim: Osmanlı bizim dünümüzdür… Türkiye Cumhuriyeti ise bugünümüz…
Çağ açan, çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet de biziz…
Bu toprakları vatan yapan Atatürk de biziz…













