Seçim takvimi başladı, 31 Mart seçimlerine girmeye hak kazanan siyasi parti isimleri netleşti.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dün açıklama yaptı. Tam 36 siyasi partinin isimlerini paylaştı. Eminim ki, birçok kişi, bu partilerin isimleri ilk kez duyacak: Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Anavatan Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Hür Dava Partisi, İyi Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Kominist Hareketi, Türkiye Kominist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi ve Zafer Partisi.
İttifakı vesaireyi bir kenara bırakırsak, Türk seçmeni 36 parti arasında tercihini yapacak. Sahi bunların kaçını tanıyor ve biliyoruz, soru bu… İkincisi, tam 141 parti var Türkiye’de. Mesela Güzel Parti var… Kadın Partisi de… Sağduyu Partisi, Sevgi Saygı Partisi de cabası… Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ocak ayı içinde bir güncelleme yapacak. Bakalım bu 141 sayısı artacak mı, azalacak mı? Kimler belirlenen şartları yerine getirecek…
Türk siyasi hayatını biraz daha yakından tanıma adına, eminim ki ilk kez duyduğunuz parti isimleri olmuştur. Mesele şu: Yerden mantar biter gibi parti kurulan bu ülkede gelinen nokta tam manasıyla siyasetsizlik. Seçmenin, ülke vatandaşının hayatını kolaylaştıracak adımlar atmak yerine, ikidarıyla, muhalefetiyle kısır bir döngü. Kısır bir çekişmeyle bindik alamete, gidiyoruz kıyamete durumları ile karşı karşıyayız.
Türk siyasi ne zaman “Sen bunu dedin, ben de bunu yaptım” mantığından ne zaman çıkar sizce… Boş lakırtılar eşliğinde geçip giden kayıp yıllar var. Benim oğlum bina okur, döner döner bi daha okur zihniyetini alkışlayan eller bilmeli ki, yarınlara yazık edilmektedir. Anlayacağınız, 141 siyasi partiyle birlikte Türkiye’nin geldiği yer burası…
Mesele çok net: Eğer Türkiye’de siyaseten bir şeylerin değişmesini istiyorsak, seçim kanunu ve siyasi partiler kanunundan başlamak, olmazsa olmaz koşul olarak karşımızda duruyor. Kusura bakmayın ama bu koşullar altında siyasi partilerin içinde demokrasi olduğu masalını kimse bana anlatmasın… E siyasi partilerde demokrasi yoksa, ülke adına da durum aynıyla vakidir, vesselam.













