Dün bu köşeden şu cümleleri kurmuştuk, asayiş üzerine değerlendirme yaparken:
Özellikle hırsızlığın zirve yaptığı süreci yaşıyoruz ve ciddi bir sorunla karşı karşıyayız.
Meselenin özünde, insanların alın terini elinin tersiyle iterek, kolay yoldan paraya ulaşma adına yapmadığı-yapmayacağı bir şey yok gerçeğinin bizatihi kendisi var. Zira bizi biz yapan ne kadar ahlaki değer-ilke varsa, yerle yeksan olmuş vaziyette. Uyuşturucu, kadın ticareti, dolandırıcılık aklınıza ne gelirse, say sırala durumları karşımızda resmî geçit yapıyor.
Buradan devam edelim…
Merak ettik, sorduk ve cevap aldık…
Son zamanlarda Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğü’nün (KASKİ) bile hırsızlıktan muzdarip olduğu bir noktaya geldik. Vali Gökmen Çiçek ve Emniyet Müdürü Kâmil Karabörk’ün özellikle hırsızlıkların önlenmesi ve hırsızların bir an önce yakalanıp adalete teslim edilmeleri noktasında ciddi bir gayret içinde olduğunu bilenlerdeniz. Buna rağmen, hırsızlık vakaları sürekli karşımıza çıkıyor ve dün olduğu gibi bugün de sıkıntı yaratmaya devam ediyor…
KASKİ demişken, bakın son 3 ayda bu kurum tam 6 kez hırsızlık vakası ile karşı karşıya gelmiş. Hırsız ya da hırsızlar bu süreçte elektrik kablosundan tutun da, rögar kapağı, yağmur suyu ızgarasına kadar çeşitli materyalleri çalarak sırra kadem basmışlar…
Bahsettiğimiz KASKİ bu şehrin içme suyu ve kanalizasyon hizmetini sağlayan ve hayatiyet arz eden hizmetin altına imza atan kurum. Eğer bu kurumun bile kabloları çalınıyor, 15 günde bir hırsızlığa maruz kalıyorsa ve verilen hizmetin kesintisine sebep olunuyorsa, hangi noktaya geldiğimizin kararını siz verin.
Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce yazıyoruz, anlatıyoruz. Hakikaten toplumsal manada ülkenin çivisi çıkmış… Aşağılık ötesi haller silsilesi ile karşılaşmaktan bıktık, usandık. Ne yazık ki bu tip insanlarla aynı havayı teneffüs etmek zorunda kalıyoruz.
Hani şair diyor ya;
“Bedava yaşıyoruz/Bedava” diye… Aynen öyle!













