Bir değil…
İki değil…
Üç değil…
Kayserispor bu sezon bilmem kaçıncı kez öne geçtiği karşılaşmayı yine rakibine hediye etti.
Hem de bu kez 2-0 gibi bir üstünlük elde etmişken, Konyaspor’a kendi sahasında 3-2 gibi dramatik bir skor ile boyun eğmek zorunda kaldı.
Ne yazık ki kahrolarak tanıklık ettik; bu takımın öne geçtiği karşılaşmalarda ne yapacağı konusunda kafası karışık. İlk çeyrek içinde iki muazzam golle rakibin gardını düşürmüşsen, bir başka oyun formatının içinde olman gerekiyor. Sarı-Kırmızılılar’ın da bunu yapma konusunda yetersiz seviyede olduğu ise aşikâr.
Yahu arkadaş, Konya takımı resmen şok yaşıyor iki golle geriye düştükten sonra. Tam olarak bu dakikalarda savunmayı doğru yerde kurmak, kompakt olarak kalabilmek bu kadar zor olmasa gerek… İki farklı öndeyken bile harala gürele içine girmenin futbolda karşılığı yok, olmadığını bir kez daha test ettik, gördük. Haliyle çok yazık oldu takıma.
Bir takım düşünün, rakibin gardını düşürmüş ama sahada avara kasnak gibi ne kadar saçmala hakkı varsa, hepsini kullanıyor. Maç gelmiş 3-2’ye, başlıyor tırmalamaya. Geriye düştükten sonra can havliyle rakibin üzerine çullanmanın futbolda karşılığı yok haberiniz ola…
Gelelim bir başka dikkat çeken duruma… Üç haftalık periyodun ikisini kendi evinde yani Kayseri’de oynamışsın, elde var kocaman sıfır ise, orta yerde kayda değer ciddi bir sıkıntı söz konusu var demektir.
Giren çıkan oyuncu, kadro seçimi filan hepsinin üzerine ahkâm kesen olabilir. Ancak Kayserispor’un temel sıkıntısı, hangi maçı, hangi skoru nasıl oynayacağı konusunda önemli bir eksikliği bulunduğu mübalağa olmaksızın her 90 dakikanın ardından karşınıza çıkıyorsa, işler iyi gitmiyor demektir. İşte bu noktada Teknik Patron Hikmet Karaman’ın da oyun formatı adına tekrar kere tekrar düşünmesi şart.
Lig’de düşme hattı ve Avrupa mesaisinde olan takımların arasına bir yere konuşlanan Kayserispor, şimdiden tezi yok bulunduğu pozisyon içinde bitime 9 hafta kala gelecek sezonun planlamasını yapması, özellikle defansif manada ciddi bir problem yaşadığını unutmadan oyuncu bakması en makul yol olarak görünüyor.
Giden gitti, biten bitti. Bir taraftan Lig devam edecek ama elde de Kupa gibi bir koz var. En azından o kozu iyi kullanarak, 2008 ruhuyla o kupayı Kayseri’de getirmek takım adına artık birincil öncelik olmalı.
Evet Kayserispor dün camiasını üzdü ama bu işin en kestirme yoldan telafisi mümkün!













