Kayserispor, Kayseri’nin öz be öz en kıymetlisidir ve bu konunun tartışılacak bir tarafı da yoktur.
Uzun uzun anlatmaya gerek var mı bilemem ama son olarak bir alt lige düştüğü ve akabinde yeniden döndüğü Süper Lig serüveni sırasında hep sarsıldı, savruldu sarı-kırmızılı takım; beklenen istikrar bir türlü sağlanamadı.
Hep aynı hikâye, hem aynı terane.
Savrulan; günübirlik düşünce mahkûmu yaşamaya mecbur bırakılan yönetim anlayışları ile gele gele yine kriz dönemine girdik. Kayseri adına biz bunu hep yapıyoruz. Namütenahi aynı şeyleri yaşıyoruz. Üstüne üstlük, aynı yollardan geçip, farklı sonuçlar almayı bekliyoruz. İsmi cismi önemli değil, her gelen, giderken borcu katlayıp bırakıyor. Bu durum da şehre karşı bir başarı resitali olarak anlatılıyor. Algı ve dökme suyla değirmen bir yere kadar dönüyor, sonrasında ise ağlama günlerine yatay geçiş yapılıyor. Tıpkıbasım şu sıralar olduğu gibi.
Yayıncı kuruluş, toto-loto, tüm sponsorluk gelirleri, stat isminin devri vesaire aklınıza ne gelirse son yılların en verimle dönemine rağmen bugün konuşan borç rakamı 1 milyar lira seviyesini görmüşse, burada sizce de bir yanlışlık yok mu kardeşim? Bu kadar para girdisinin olduğu ve futbolcu satışlarından elde edilen gelirleri bile sayma gereği duyulmadığı noktada gele gide çıkmaz sokak ile karşı karşıya kalmışsak, başımızı iki elimizin arasına alıp uzun uzun düşünme zamanıdır.
Süper Lig’e yeniden dönüşün ardından 70 milyon lira seviyesinde başladığınız borç miktarını, bırakın 10 katını fersah fersah üstüne çıkarmak neyin başarısıdır kardeşim; el insaf yahu!
İşin en hazin veren tarafı şu; geleniyle, gideniyle başarılı iş insanlarının Kayserispor’a gelince ne denli başarısız olduklarına hep birlikte tanıklık etmek fevkalade üzücü... Bu isimlerin genel geçer sorunları çok açık ve berrak biçimde orta yerde duruyor. Futbolu bilmiyorlar, aksine bildikleri zannına kapılıyorlar. Sonrasında da simsarların elinde oyuncak olup kulübü zarara uğratıyorlar. Bu kâbus yıllardır tekrar kere tekrar karşımıza çıkıyor; zırnık ders alan yok.
Bakın sil-baştan yapacağız yine. Bir yerlerden para bulunacak, dipsiz kuyuya atılacak, gün kurtarılacak tamam da, sonrası?! Felsefe belli: Sonrasına sonra bakarız… O sonraya sonra baktığımız da ne görelim, borç bir kez daha katlamış… Ya yapmayın kardeşim Allah aşkına.
Kurumsallık
- Şeffafflık
- Profesyonel yönetim
- Öz kaynaklar
- Mali disiplin.
Yapılması gerekenler çarpım tablosunun sahiciliği kadar karşımızda ama ne gören var, ne de görmek isteyen.
Kişisel kaprisler, hırs ve rant sebebiyle Kayserispor’a kıyma makinesinin içindeki löp et muamelesi çekilmesine izin verildiği müddetçe, burnumuz b.ktan çıkmayacak, anlaşıldı vesselam!













