Başlangıç noktası 1973.
1973 yılında dünyanın dört bir yanından dönemin en iyi üniversite profesörleri tarafından tasarlanan süper bilgisayar, daha önce bazı doğal kaynakların tükenmeye başlaması ve iklim değişikliği ile ilgili nokta atış tarih vermişti. İşte o üper bilgisayar şimdi de dünyanın sonu için tarih verdi.
Şu yukarıda yer alan cümleler yakın zamanda dünyanın önde gelen internet sitelerinde haber oldu. Bizde de tabii ki…
Gelişmiş algoritması sayesinde doğum oranları, kirlilik seviyesi, doğal kaynakların tüketimi gibi verileri analiz eden söz konusu bilgisayar, bu ve benzer etkenlerden yola çıkarak dünyanın yok oluş tarihini hesapladı.
Bakınız mesela, daha önce dünyanın 2020 yılı için ‘kritik bir dönem’e gireceğini iddia eden bilgisayar, bu tahmininde yanılmamış ve iklim krizini doğru hesaplamıştı.
Bilgisayar, şimdi ise Dünya’nın yok oluşu için 2050 yılına işaret etti.
Süper bilgisayarın tahminine göre, 2050 yılından itibaren dünya yaşanılamayacak bir hâl alacak. O zamana kadar bu duruma müdahale edilmezse kirlilik nedeniyle nüfus neredeyse 1900’lerdeki seviyeye kadar gerileyecek. Yaşam kalitesi ise sıfıra inecek…
Bilgisayara göre, 2050 yılına doğru gezegendeki uygar yaşam sona erecek.
Şimdi birileri, “Aman canım sende” moduna girebilir ama şöyle bir bakın çevrenize derim. Yeni yeni virüsler, bakteriler, düşen yaşam kalitesi, su ve enerji kaynaklarına ulaşmada yaşanan zorluk. Bunlara tarımsal alanda yaşanan kıtlıklar ve kuraklıkla birlikte dünyanın gittiği yeri hesaplamak çok zor olmasa gerek.
Gelişmiş ve çağdaş ülkeler böylesine ciddi konularla meşgul olurken, ya biz neyle uğraşıyoruz; armudun sapı, üzümün çöpü…
Bindik alamete, gidiyoruz kıyamete galiba ama kimsenin umurunda değil bu durum!













