TÜİK enflasyon oranlarını açıkladı.
TÜFE aylık bazda 1.46, yıllık ise 80.2 oldu.
Bunlar resmi rakamlar; devletin verileri.
Birkaç gün önce İstanbul Ticaret Odası açıkladı enflasyon rakamlarını… İTO’ya göre yüzde 99.9 çıktı enflasyon.
Dün itibariyle Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verileri kamuoyu ile paylaştı. Onlar ise ağustos rakamını 5.86, yıllık ise yüzde 181 olarak kamuoyuna aktırdı.
Birde ÜFE var… Üretici Fiyat Endeksi TÜİK’e göre yüzde 143’e ulaşmış vaziyette.
Detay girmeye gerek yok.
Mesele şu; orta yerde 3 ayrı kurumdan, 3 ayrı enflasyon rakamı var. Hiç biri de birbirini tutmuyor. Böylesine saçma sapan bir durum olabilir mi?
Birine göre yüzde 80…
Diğerine göre yüzde 100…
Öbürüne göre yüzde 181…
Eğer enflasyon ölçümleri bilimsel temel üzerine dayanıyorsa, bu mümkün değil arada böyle fark olmaz, olamaz… Yok eğer, bilimsel temelli değil de herkes kafasına göre takılıyorsa, açıklansa da bilsek. Toplum her ay bu ve benzeri tabloyu acı dolu gözlerle izlemekle yetiniyor.
Yahu arkadaş bir yılı aşkın zamandır aynı teraneye tanıklık ediyoruz toplum olarak. Nedir bu rakamlardan çektiğimiz. Aynı yoldan yürüyerek, üç farklı adrese ulaşmak neyin nesidir? Fakat toplum olarak son zamanlarda yaşanan “Aman canım sende, ne olacaksa olsun” modu, ruh hali enflasyon meselesinde de geçerli. Doğru ya, “Saldım çayıra, Mevla kayıra” günleri üzerinde herkes birbirini tırtıklamaya devam ediyor.
Ve hazin olan taraf, gerçekler kimsenin umurunda değil zannımca…
Kimseler orta yerde boylu boyunca uzanmış saçmalık silsilesini adamakıllı açıklama gereği duymuyor; haliyle olan her zamanki gibi vatandaşa oluyor.
İyisi mi biz rakamları makamları bir kenara bırakalım. Arkadaş, vatandaşın cebine yansıyan neyse, enflasyon odur. Siz istediğiniz kadar rakam verin, hatta anlatın. Güneşi balçıkla sıvayamazsınız, vesselam!













