Türk Dil Kurumu (TDK) ne diyor, bir bakalım önce, sonra devam ederiz…
Asgari: En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum…
Hani yeni yıldan önce asgari ücret açıklandı 17 bin 2 lira oldu ya…
Bu ne anlama geliyor, Türkiye’de yaşama, hayata tutunma adına devletin sana belirlediği minimal rakamın bizatihi kendisi oluyor yani. Yarım yamalak hayatlar adına oluşturulan bir rakamdan bahsediyoruz kısacası…
Asgari ücretin açıklandı ya, bunun ardından TÜİK rakamlarıyla emekliye de yüzde 37.56 zam verildi… Kök maaş üzerinden hesaplarsanız en düşük emekli maaşı 10 bin biraz altı-üstü seviyesine geldi. Şimdi tam burada duralım, filmi başa saralım…
Asgari ne demekti, en az… Yani yaşayabilmek için en aylık 17 bin lira baz alınmıştı değil mi? Zira açıklanan rakama göre açlık sınırı 16 bin 500 lira seviye-lerinde… Önümüzdeki şubat ayında bu rakam ne olur, şimdiden kestirmem mümkün değil doğrusu…
Pek âlâ… Asgari ücretin 17 bin lira olduğu bir ülkede, en düşük emekli maaşı nasıl 10 bin lira civarında seyreder… İktidar erkinden biri çıkıp bunu izah edebilir mi? Madem devlet 17 bin lirayı asgari görüyorsa, emekliyi niçin elinin tersiyle itme gereği duyuyor?
Yaklaşık 15.2 milyon emeklinin yaşadığı Türkiye’de, 2015 yılına kadar en düşük emekli maaşı hep asgari ücretin üstündeyken, son 8-9 yılda ne oldu sahi? Çok uzağa gitmeden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “7 bin 500 lira emekli maaşı mı olur” diye bu duruma kendisi, bizzat tepki göstermemiş miydi?
MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Emekliye hemen 8 bin liralık seyyanen zam” dememiş miydi, yaz aylarının ortalarında.
Gele gele 2024’e geldik TÜİK üzerinden açıklanan enflasyon oranıyla zam alan emekliye, “Ne halin varsa gör” şekline dönüşen bir düşünce tarzının hâsıl olduğuna tanıklık ediyoruz hep birlikte. TÜİK demişken, ENAG ve İTO ayrı ayrı enflasyon rakamı veriyor biliyorsunuz. TÜİK ile ENAG arasında yüzde yüzü geçen oransal fark var… Çalışan tüm kesim de, TÜİK’in açıkladığı rakamlar üzerinden zam alıyor bilindiği gibi… 85 milyonun vebali sırtında olan TÜİK açıkladığı bu enflasyon rakamlarında samimiyse, söylenecek söz yok. Aksi halde bir durum varsa, bunun hesabını ne bu dünyada, ne de öbür dünyada vermek mümkün değil. Anlaşılan o ki, TÜİK’te verileri hazırlayanlarla, biz farklı ülkelerde yaşıyoruz…
Yahu arkadaş, yerkürede emeklisine asgari ücretin yarısıyla “Hadi yaşa” denilen bir başka ülke bilen varsa, lütfen haber versin…
Hadi Kayseri için örneklendirelim… Oturulabilir bir evin kirasının 10 bin liradan başladığı koşullarda bu emekli nasıl hayatın içinde olacak?
Hem çalışanlar, hem de emekliler için ücret adaletini sağlayamazsanız, önünde sonunda hep birlikte duvara toslarız.
Ve duvara toslamaya ramak var.
Belki haberiniz yok ama buradan söyleyelim, enflasyon can yakıcı biçimde toplumu etkilemeye devam ediyor ve alım gücü de yerlerde.
Ve son söz: Zulüm ile abat olanın, ahiri berbat olur!













