Bazen söylemek isteriz de yutkunuruz; bıçak kemiğe dayansa da susmak tercih edilir bir biçimde...
Siz susarsanız ama konuşanlar vardır elbette.
Yıllar önce, yıllar sonra düzen aynı nasılsa.
Boş yapmayalım iyisi mi… Sözü sahibine bırakalım.
Bakın Tevfik Fikret ne demiş:
Bu sofracık efendiler, ki iltikama muntazır.
Huzurunuzda titriyen, şu milletin hayatıdır.
Bu milletin ki, muszarip, şu milletin ki muhtezir.
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca tıksırınca patlayıncaya kadar yiyin...
Bütün bu nazlı beylerin, ne varsa ortalıkta say,
Hasep, nesep, şeref, şataf, oyun, düğün konak saray,
Bütün sizin; efendiler konak saray gelin, alay,
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin...
Verir zavallı memleket, verir ne varsa malını,
Vücudunu hayatını, ümidini hayatını,
Bütün ferağı halini, olanca şevki balini,
Hemen yutun düşünmeyin haramını helalini...
Yiyin efendiler...
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak,
Yarın bakarsanız söner, bugün çatırdayan ocak
Bugün mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın kapış kapış, çanak çanak,
Yiyin efendiler yiyin bu hanı pür-neva sizin,
Doyunca tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin...”
Döneminde ortaya koyduğu müthiş hiciv anlayışı ile bugünlere gelmiş Neyzen Tevfik var...
Hatta yazdığı bu şiir nedeniyşle başına gelmedik kalmamıştır...
Değeri sonradan daha iyi anlaşılan Neyzen, bulunduğu topluma ışık tutmuş yazdıklarıyla...
Aslında iyilikten, güzellikten söz etmeyi çok isterdik ama, ruh halimiz buralara taşıdı bizi...
Daha fazlasına girmeden...
Neyzen Tevfik ile söze nokta koyalım:
Ağzımıza s.çan yok, hüsnü kederden başka;
Valideye kim bakar, köhne pederden başka.
İnsanlık bu mu ey mâişer?
İnsanlığın sonu ifran etmek demektir,
Bizimkine gelince, düpedüz b.k yemektir.
Hayat sirkeden ucuz,
Düşünme...
şampanya iç;
Bir baloda kazandı memleket bir sürü piç!
Göbekte perçinleşmiş, hava geçmez aradan,
Bozulmayan kadın yok, haber versem paradan...













