2023 deyince aklımıza mıh gibi çakılan, doğal felaketler, kan, gözyaşı olacak.
Hem Türkiye, hem dünya adına berbat bir yıla tanıklık ettik. 50 binden fazla insanımızın hayatını kaybettiği 6 Şubat, ikiz depremleri ve sonrasında yaşananlar, hepimizin vücut kimyasını bozdu. Ne yazık ki, iyiye dair hatırlayacağımız çok az şey var.
Dünyada da farklı şeyler olmuyor. Ukrayna-Rusya savaşının ardından İsrail’in Filistin’de uyguladığı devlet terörü ve soykırım hâlâ devam ederken, gözler kör, kulaklar sağır, vicdanlar ağır yaralı…
Keşke iyi ve güzel şeylerden bahsedebilsek yeni yılın ilk gününde ama dünyanın çivisi çıkmış ve berbat bir halde.
Elbette 2024’a dair iyi dileklerde bulunalım, temenni edelim ama elimizdeki olan bu. Anlaşılacağı gibi zor bir yılı geride bıraktık. Umudunuzu kırmak istemem ama daha zor bir yıl bizi bekliyor. İyisi mi, biz yine enseyi kararmayalım, niyet neyse akıbet o olur derler; umut fakirin ekmeği ye Memet ye hesabı…
Umarım bu güzel ülkenin güzel insanı, bir kez daha büyük felaketlerle sınanmaz. Fakat hep birlikte sınanacağız bir seçim var yaklaşmakta olan… 31 Mart’a kadar kakafoniye karşı vaziyet alın... Müneccim değilim ancak olacakları size tane tane yazabilirim. Bu haftayla birlikte seçime girecek siyasi partilerde aday adayları, yerine adaylara bırakacak. Yani yerel seçimler adına tam bir start verilecek. Ardından başlasın kızılca kıyamet günleri. Yerelde belki daha uhulet ve suhuletle götürülür kampanyalar lakin genel merkez-genel başkan eksenli politikalar sonucu hakaretler havada uçuşacak, en ağır ithamlar, küfre varan tavırlar da cabası olacak. Biz bu filmi bilmem kaç kez seyrettik ve çook sıkıldık inanın ki… Sığ, basit, suçlama üzerine kurulu siyasi denklemler, vesaire…
Arkadaş bu siyasetçiler hiç mi değişmez diyeceğiniz kısır döngülü günler adına hazırlığınızı yapın.
Demem o ki, aklınıza mukayyet olun, sağlıcakla kalın 2024’te.













