Gelen bir mail, sitem yüklüydü: Yazılarınızı günlük okumaya gayret ediyorum. Fakat şikâyetim var. Kardeşim her şeyi yazdın, yazıyorsun. Bir tek emekliler hariç. Bu konuda sizden duyarlı olmanızı bekliyorum. Bunca hayat pahalılığı ve enflasyonun içinde yaklaşık 13 milyon emeklinin yüzde 50’sinden fazlası 3 bin 500-4 bin 500 lira arasında aldığı aylıkla hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bu sizin ilgi alanınıza girmiyor mu?
Haklı sitemin bir bölümüydü mail kutusuna düşen.
Haliyle düşündüm ve yerden göğe kadar haklı eleştiri ile karşı karşıya olduğumu fark ettim; söylemleri aldık, kabul ettik…
Emekli kesimde ortak beklenti, en düşük emekli aylığının 2023 ile birlikte asgari ücretle eşitlenmesi. Çok şey mi istiyorlar, asla ve kata… El hak, sonuna kadar haklılar da.
Böyle bir mail ile silkelenme durum yaşayınca, AK Parti’nin iktidar olduğu 2002 yılından itibaren emekli aylıkları neredeymiş, hangi seviyeye gelmiş şöyle bir göz attık. Tespit doğru, kayıp büyük. Şu tabloya bakmanız, neyin ne olduğunu anlamak için yetiyor da artıyor bile.

Ocak 2015’e kadar asgari ücret-emekli aylığı aşağı-yukarı bir dengede giderken, son 8 yılda her şey yerle yeksan olmuş vaziyette. Bırakın yoksulluk sınırını, açlık seviyesinin de dibini gören emeklinin haklı bir feryadı var. İşin hazin tarafı, yıllardır bu görülmek istenmiyor, görülmüyor. Hızla seçimlere gidilirken, iktidar ortaya çıkan bu absürt tabloyu dengeler mi, ne kadar dengeler bilmiyorum ama emekli öfkeli kardeşim.
Bize gelen mailde sormuşlardı. Biz de işbaşındaki siyasal erke soralım: AK Parti’nin emekliyle ne derdi var?













