İster tesadüf deyin, ister tevafuk, Kayseri 3 gün arayla halef-selef Cumhurbaşkanlarını ağırlayacak.
Bir dönem aynı yolu birlikte yürüyen, AK Parti’yi kurmakla kalmayıp iktidara taşıyan, sonrasında ise yol ayrımına giden iki önemli ismin 72 saat arayla olsa da Kayseri’de olması, bir anlamda kaderin cilvesi.
Öncesi de var ama özellikle AK Parti’nin kuruluş sürecinden yani 2001’den başlayan “Beraber yürüdük biz bu yollarda” faslını 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2014 yılında görev süresinin dolmasının hemen öncesi ve sonrasında yaşanan düşünce ayrılıkları sebebiyle “Kardeşim” hukukunun yerini soğuk rüzgârlara bırakmasının ardından, Kayseri ziyaretleri ilginç bir anekdot olarak kayıtlarda yerini alacak.
Eski ve iş başındaki iki Cumhurbaşkanı’nın Kayseri’ye geliş amacı farklı. 11. Cumhurbaşkanı Gül, adının yaşatıldığı üniversitenin mezuniyet törenini fevkalade önemsiyor ve her yıl firesiz biçimde Kayseri’ye gelerek bu etkinliğe katılıyor. Gelişleri her ne kadar aktif siyaset ve Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemdeki gibi şaşaalı olmasa da, kendisinin Kayseri’de bir biçimde etkin olduğunu biliyoruz. Bakalım bu gelişinde de mezuniyet törenin ardından bağ evi sohbetleri faslı olacak mı?
Yakından takip edenler biliyordur; Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuzun ilk haftası Kayseri’de olacaktı, sonrasında bu programın 23’üne ötelendiği açıklandı. Net bir program açıklanmadı ama bilinen kadarıyla bir dizi etkinliklere katılacak ve ardından da kendisi uygun görürse vatandaşa hitap edecek.
Ekstrem bir durum ortaya çıkmazsa Erdoğan, Gül’den 3 gün sonra Kayseri’de olacak. Herkesin bir biçimde acaba dediği o soruyu ben cevaplamış olayım… Mezuniyet töreni sonrası Gül Kayseri’de kalmaya devam ederse, Erdoğan ile bir buluşma olur mu? Şahsen, Gül’ün Erdoğan’ın geldiği tarihte Kayseri’de olacağını düşünenlerden değilim ve bir buluşma olmaz. Biz iyisi mi bu ziyaretler Kayseri’de bir katkıya sebep teşkil eder mi işin o tarafına bakalım derim…













