Haftalardır istim üstünde yol alan, etkin futbolunu puana tahvil eden Kayserispor, Fenerbahçe yenilgisinin izlerini taşıyarak geldiği Konya’da beklentilerin altında kalınca, iki penaltı golüyle art arda ikinci yenilgisi aldı. Oysa maça iyi başlayan ve üretken taraf olarak ayakta kalmayı başaran sarı-kırmızılı takım, 2-3 net pozisyonda hovardaca davranınca, ev sahibinin ekmeğine yağ sürmüş oldu.
Lig’de düşmeme adına direnç göstermeye çalışan Konyaspor önünde o bilinen Kayserispor yoktu. Belli ki, akıllar hem Fenerbahçe maçında, hem de çıkılacak tatilde kalmıştı. Sahaya yansıyan bu ruh halinin elbette götürüleri olacaktı, oldu. Hiçbir şey oynamayan, geniş boş alanlar bırakan Konyaspor’a karşı ‘o eski halinden eser olmayan Kayserispor’ işin üstüne fazla varmayınca, lay lay lom kıvamında geçilen ve golsüz gidilen soyunma odasının ardından puana ihtiyacı olan taraf Konyaspor amacına ulaşmasını bildi. 13 dakika içinde iki penaltı golüyle 2-0 geriye düşen Kayser temsilcisi, papucun pahalı olduğunu anladığında iş işten çoktan geçmişti.
İki farkla geriye düşmenin can havliyle rakip kaleye yüklenen ve oyuncu değişiklikleri ile de bunu destekleyen teknik direktör Reçep Uçar, beklentilerine yanıt bulumadı. Carlos Mane ile direkten dönen bir top ve faul gerekçesiyle sayılmayan bir gol sonrası maçın kaderi tayin edilmiş oldu. Sonrası bir futbol bilinenine dönüştü, Kayserispor yüklendi, Konya kalesini savundu ve deyim yerindeyse skorun üzerine yattı.
Artık yeni yıla kadar futbola mini bir ara var. Kayserispor son iki 90 dakikaya kadar çok iyi getirdiği lig mücadelesinde alkışı hak etti. Ekonomik manada sıkıntılı bir sürece karşın, gelinen noktayı alkışlamak gerekiyor. Bu saatten sonra Başkan Ali Çamlı ve yönetime düşen en önemli mevzu borçlardır. Bunun hal yoluna konulması bu takımın önünü daha da açacaktır. Bu sebeple öncelikle Kayserispor’un hayatiyetini idame ettirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomik değerlendirme, Muazzam biçimde önem arz etmektedir. Futbola verilen arada, Kayserispor’un hedefi ‘bu sarmaldan nasıl kurtuluruz’ üzerine kafa yormak olmalı. Siz takımın ekonomisini bir sistematiğe bağlarsanız, gerisi kolay; su akar, yatağını bulur.













