Dün gece, İslam âleminin en mübarek gecelerinden biri olan Kadir Gecesini idrak ettik.
Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen bu kutlu gece, yalnızca bir takvim günü değil; aynı zamanda gönüllerin arındığı, kalplerin yumuşadığı, duaların semaya yükseldiği özel bir zaman dilimidir.
Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken gelen Kadir Gecesi, bizlere bir kez daha durup düşünmeyi hatırlatır.
Günlük hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman ihmal ettiğimiz manevi dünyamızla yüzleşmemiz için bir fırsattır.
Dün gece camiler doldu, eller semaya açıldı, dillerden dualar eksik olmadı.
İnsanlar, yalnız kendileri için değil; ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlar diledi.
Kadir Gecesi’nin asıl mesajı ise sadece bir gece ibadet etmek değildir.
Bu gece, hayatımıza yön verecek bir muhasebenin başlangıcı olmalıdır.
Kırdığımız kalpleri onarmak, dargınlıkları sonlandırmak, ihtiyaç sahiplerini hatırlamak ve daha iyi bir insan olmak için atılan adımların miladı olmalıdır.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, aslında Kadir Gecesi bize şunu fısıldar:
İnsan, kalbini temizlediğinde ve niyetini güzelleştirdiğinde her gününü bir bereket gününe çevirebilir.
Dün gece yapılan duaların kabul olması dileğiyle…
Rabbim bizlere yalnız Kadir Gecesi’nde değil, hayatımızın her anında iyiliği, merhameti ve adaleti yaşatmayı nasip etsin.
Çünkü bazen bir gece, insanın bütün hayatına ışık tutabilir.













