11 Ayın sultanı…
Hoşgörü ayı…
Mümine Farz kılınan o beklenen ve kıymetli süreç geldi…
Bugün Ramazan’ın ilk günü…
Bu süreç, bireyin hem kendisiyle hem de toplumla kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirdiği, farkındalıkla dolu özel bir zaman dilimidir. Günlük hayatın hızında çoğu zaman farkına varamadığımız sınırlarımız, ihtiyaçlarımız ve sorumluluklarımız bu süreçte daha görünür hâle gelir.
Oruç, ilk bakışta bedensel bir disiplin gibi görünse de özünde ahlaki ve psikolojik bir terbiyeyi içerir.
İnsanı yalnızca açlıkla değil, sabırla; yalnızca susuzlukla değil, şükürle tanıştırır.
Bu yönüyle Ramazan, bir yoksunluk pratiğinden çok, bilinç kazanma sürecidir.
Dolayısıyla bugün başlayan süreç yalnızca bir ibadet dönemi değil; aynı zamanda bireysel muhasebenin, toplumsal duyarlılığın ve içsel arınmanın yeniden hatırlandığı bir süreçtir.
Bu hatırlayış ise ancak sorumluluk bilinciyle, samimi bir niyetle ve gayretle karşılık bulduğunda gerçek değerine ulaşır. İşte bu idrake erişebilmek ve bu günleri hakkıyla yaşayabilmek en büyük şükür sebebidir. Bu güzel günlere ulaştırana ne kadar şükür etsek az olur…
Ve unutulmamalıdır ki asıl kıymet, bu günlere erişmek değil, bu günlerin yüklediği sorumluluğu idrak edip hayatımıza taşıyabilmektedir.
Son olarak bu Ramazan; Şükretmeyi yeniden öğrenmeye vesile olsun.
Ramazan’ımız mübarek olsun.













