Sağdan baksak, soldan baksak…
Yukarıdan baksak, aşağıdan baksak…
Nereden bakarsak bakalım ülkede işler tatsız görünüyor!
Merhamet, insanlarda bulunması gereken en kıymetli duygulardan biriyken, gel gelelim yaşadığımız bu dönemde insanlarda merhamet duygusundan eser kalmamış durumda!
Öyle bir dönem ki bu dönem merhametin, vicdanın ve daha birçok kavramın tartışıldığı hatta kimi zaman anlamını yitirdiği bir çağın içerisinde yaşamaktayız.
Misal en basitinden örnek vermem gerekirse, son zamanlarda gazeteleri okurken ya da televizyon haberlerini seyrederken gördüklerimiz karşısında,
“ne kadar vicdansızlık bu!”,
“İnsanlarda hiç vicdan kalmamış!”
Düşüncelerini neredeyse hepimiz içimizden geçirmişizdir.
Ülke olarak çok derin ve köklü bir ahlak sorunumuz var.
Görünüşe göre toplumun yazılı ya da yazılı olmayan kurallarını çiğneyen; vicdani duyguları gelişmemiş insanların varlığı giderek artmakta.
Hatta ve hatta ülkem insanları kötülükten beslenip, iyiliğin düşmanı olmuş desek yeridir.
Sokakta, toplu taşıma araçlarında, alışveriş merkezlerinde ve akla gelebilecek birçok alanda dikkat edin gözlemleyin insanlar sürekli birbirleri ile uğraş içerisindeler.
Özellikle yaşlılara ya da zor durumda olan hastalara davranış biçimleri genel olarak içler acısı.
İnsan doğup, sonrasında insan olmayı beceremeyenler, sizinle aynı dünyada yaşamak çok ağır!
Ne güzel söylemiş şair;
Her şeyini kaybetsen de merhametini kaybetme.
“Merhamet” insanı insan yapan, en önemli duygudur…
Her şeyini kaybetsen de, insan tarafını kaybetme.
Seni sen yapan sadece o insani duygudur.
Demem o ki; hayatınızda olabildiğince vicdan barındırın, içinizde ki merhameti eksik etmeyin.
Unutmayın ki insan kalmaya direndiğin an kazandın demektir.













