Geçtiğimiz günlerde 14 Mayıs Pazar günü yoğun bir katılım yaşandığı ve ülkemiz için önemli bir seçim gününü geride bıraktık. Fakat ilk turda bitmeyen bu süreç ikinci tur için Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 28 Mayıs tarihini ikinci seçim olarak belirledi. Önümüzde ki bu süreçte, hangi masaya otursam siyaset. Kiminle sohbet etsem siyaset. Kime selam versem siyaset.
Tamam, hepimizin memleketi, hepimiz memleketimiz ve bu topraklar için ortak mücadele içerisindeyiz. Fakat biraz sakin ve derin bir nefes mi alsak?
Siyasi görüşümü paylaşmaktan ve siyaset konuşmaktan pek hoşlanan bir insan değilimdir.
Ama çevreme baktığımda insanların birbirleri ile olan sözlü tartışmaları o kadar fazlalaşmış durumda ki, meğer ülkemizde ne çok bilen insanlar varmış… Resmen dizi izler gibi izliyorum.
Öte yandan gün geçmiyor ki şaşırmayalım. Gün geçmiyor ki yok artık bu da oldu! Demeyelim.
Ve yine olan oldu. Bir yandan desteklediği siyaset görüşü için canla başla tartışanları görüyorum, öte yandan ise, desteklediği siyaset görüşünü sırf başka insanlara yaranmak uğruna yalanlayanlara şahit oluyorum ne acınası bir durum kendi görüşlerinin, kendi yanlışlarının ve doğrularının arkasında duramayan bir toplumla iç içe yaşamak.
Biz Türk milleti olarak, bu topraklarda çok büyük acılara şahit olduk. Bizim nesil, büyüklerinden şu sözleri duyarak büyüdü; “Ah kızım biz ne yağ kuyrukları gördük. Biz ne hastane sıralarında bekledik, ah kızım biz ne siyaset tartışmalarına şahit olduk.” Bu şekilde uzayıp giden ahlarla, vahalarla dolu bir dertlenmeleri geride bıraktık.
Demem o ki, bu ülkede harika çocuklar yetiştiren anne babalar var ve biliyorum ki, hepsi de ülkesine sahip çıkacak insanlar. İnsan insanın düşmanı değildir. İnsan insanın dostu, destekçisi olursa daha da kuvvetli olacağımızı düşünüyorum. 28 Mayıs seçim sonuçlarının ülkemize, milletimize, şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum.













