Ne yazık ki günümüzde dramdan beslenen insanlar zaman zaman ortalığı karıştırmak amaçlı farklı türdeki yalanlara başvurabiliyorlar. Çözümün bir parçası olmak yerine, ortaya koyduğumuz tutum ve davranışlarla yangına körükle gitmek misali sorunun daha da karmaşık bir hâl alması için neredeyse elinden geleni yapanlar var. Genelde özgüveni düşük kişiler, özgüven eksikliğini telafi etmek ve daha etkileyici bir kimlik algısı yaratmak için olduğundan farklı davranışlar sergiliyorlar.
Öte yandan, yüzleşmekten korkulan konuların üstünü örtmek için, toplumda kabul görünmek, istenilen ve sevilen kişi olmak, onaylanmak ve grup içindeki itibarını artırmak için de yalanı etkili bir araç olarak kullanıyorlar.
Karşılaştığımız ya da tanıştığımız hiç kimse mükemmel olmayacak bundan dolayı; Beklentileri düşürüp, insanların hata yapabileceklerinin farkına varıp, sonsuz güven diye bir ütopyanın olmadığını hesap edilmelidir. Bu coğrafyada hatasını kabul ederse ölecekmiş düşüncesi var insanlarda.
Genel anlamda insanlar hatalarını kabul etmiyor, özür dilemek zaten bu topraklarda yasaklanmış gibi.
Bu türdeki olayları engelleyemeyiz, sorgulamayan beyinleri değiştiremeyiz çünkü bu isteyerek ve bilerek mahrum kalınmış bir bağnazlıktır. Büyüklerimiz, gayretullah’a dokunacağını düşündükleri haller karşısında, “başımıza taş yağacak!” Diyerek muhataplarını ikaz ederlerdi.
O sebeple az muhatap, mümkün olduğunca denk gelmemek ve hızlıca uzaklaşmak lazım böylesi hâllerde.
The Invention Of Lying filminde olduğu gibi; “Yalansız bir dünya mümkün olur mu bilinmez ama
kişisel çaba ile özellikle kötü niyetli yalanlar en aza indirgenebilir.”














