Sevginin çeşitleri çoktur; çeşidi, konusu ve objesi veya nesnesi ne olursa olsun sevgi evrensel bir duygudur. Sevgi, insanı insan yapan, barışı, huzuru, mutluluğu getiren, paylaşmayı öğreten, birlikte var olmaya dönük duygu düşünce ve davranışların bir bütünüdür.
Eric From, sevginin kendi kendine olmayacağını emek, çaba ve bilgi gerektiğini söyler “sevme sanatı” kitabında. Seven insanı da bir sanatçıya benzetir. Nasıl ki sanatçı yapacağı sanat eserine ilgisini, emeğini, sevgisini ve çabasını veriyorsa seven insan da sevdiği kişiye veya nesneye ilgisini, çabasını göstermelidir.
Güneşin girmediği yere doktor girmediği gibi, sevginin girmediği gönüle de mutluluk girmez.
Mevlana Celaleddin Rumi ne hoş söylemiş,
“Sevgiden acılar tatlılaşır;
sevgi yüzünden bakırlar, altın olur;
sevgi yüzünden tortular durulur, arınır;
sevgiden dertler şifa bulur;
sevgi yüzünden padişah kul kesilir.”
Sözleriyle, sevginin insanlık için çok etkili bir nimet olduğunu anlayabiliyoruz.
Sevgi, saygı, hoşgörü; bütün bunlar karşı tarafı mutlu ettiği kadar, gösteren kişiyi de mutlu etmektedir. Bu duygular da bireye gönül rahatlığı ve dinginlik vermektedir.
Bunun ötesinde bu duyguların var olduğu yerde; nezaketin, anlayışlı olmanın ya da yardımseverliğin olduğu ortamda öfke ve saldırganlık gibi duygular azalmakta ya da hiç bulunmamaktadır.
Felaketin, ölümün ne zaman nasıl geleceğini bilmiyoruz bundan dolayı her günümüzün, her anımızın kıymetini bilerek ve en önemlisi kalp kırmayarak hakkıyla yaşamanın farkına varıp hayatlarımıza öyle yön vermemiz gerekli. Hayat sevgi ile başlayıp sevgi ile son bulmalı.
Unutmayın sevgisiz yaşam, bütün çiçeklerin ölmüş olduğu ve güneş olmayan bir bahçe gibidir.
Bundan dolayı; sevgiyi, saygıyı yüreğinizden eksik etmeyin.













