Binlerce yıldır, insanlar hayatı sorgulamışlar; hayatın değerini, insanın yaşam amacını, hayatı nasıl geçirmesi gibi meseleler üzerine düşünmüşler, düşünmeye de devam etmektedirler.
Özellikle sanatçılar, yazarlar eserlerinde hayata dair temalara sık sık yer vermişler, felsefeciler düşüncelerini sözler ile paylaşmışlardır. Okuduğumuz kitaplardan, şiirlerden; karşımıza çıkan insanlardan pek çok şey öğrenebiliriz.
Zaman zaman bu sözlerden ibret alır ve ders çıkartırız.
Hayatımıza dair duygularımız değişkenlik gösterebilir. Herkesin hayattan bir beklentisi vardır. Toplumun geneline baktığımızda kimisi kariyerinde ilerlemek ister, kimisi dünyayı gezmek ister, kimisi ise güzel bir aile kurmak ister ve buna benzer birçok madde görülmektedir. Hayat her zaman hayallerimiz kadar kolay değildir ve bu durum kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçektir.
Kimisi karşısında ki kapıyı aralayıp, hayatının yolunu çizebilirken kimisi bu yolda tökezleyebilir.
Ama her nasılsa, her zaman zorlukların üstesinden gelme ve eskisinden daha güçlü çıkma gücünü bulabiliyoruz. Bazıları “hayat kısa” diyor.
Bazıları, “hayat, sahip olabileceğin en uzun şeydir.” Diyor. Ancak, hangi ifadeyi tercih edersen et, acı gerçek şu ki, hayatta hiçbir şey tam anlamıyla istediğimiz gibi gitmez. Ve hepimiz bunu biliyorken, çoğumuz bunu kabul etmeyi reddediyoruz.
Bu inkâr edilemez gerçekle ne kadar çabuk barışırsanız, hayatınızı o kadar çok dolu dolu yaşamaya başlarsınız.













