İnsanı insan yapan en önemli duygulardan biri merhamet ve vicdandır. İnsanın en değerli duygularından biri olan merhamet, her daim içimizde bulunması gereken bir güdüdür.
İnsanlık kandilini yeniden tutuşturan ve bizi en temel halinde insanlığımıza geri çağıran bir duygudur vicdan ve merhamet.
Bütün dünya insanları olarak merhamet duygusunu yaşamaya ve yaşatmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bir zaman dilimi içerisinde bulunmaktayız. Toplumda yaşanan bütün acı ve sıkıntıların nedeni merhametsizlik olduğunu söyleyebilirim.
Modern çağda pek çoğumuz hayatı, yaşamıyor gibi yaşıyoruz. Duygular körelmiş, canlılık fevkalade azalmış bir biçimde ufukta bizi bekleyen hiçlikten umarsızca kaçmaya çalışıyoruz. Dünya, var olduğundan beri türlü savaşlara ve acılara şahit oldu. Yıkımlar, katliamlar yaşandı.
Bazıları unutuldu, bazıları hafızamıza kazındı. Savaşların şekli ve kuralları değişti değişeli de masumların canı çok yandı. Hangi kanalı açsak, canlı yayında vicdanları kanatacak olaylara şahit oluyoruz. Dünya merhamet eksikliğinden can çekişiyor âdeta.
Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi, oğlu Orhan Gazi’ye bıraktığı vasiyetnamesinde “Allah’ın yarattığı her şeye karşı merhametli ol” ifadesini kullanarak merhamet duygusunun özelliğini vurgulamıştır. Bu noktadan hareketle merhamet tohumlarını ekelim.
Her bir insan merhamet neferi olup, herkes merhamet için koşuşturduğunda, bir diğerine ışık taşıdığında; dünya daha güzel ve daha aydınlık bir yer olacaktır.













