Her milletin kendine özgü gelenekleri ve değerler sistemi vardır. Bu kültürel değerler toplumun ortak kabullerini oluşturmakta, kişinin vicdanen huzurlu olmasını sağlamakta ve toplum bireylerini ortak duygular etrafında birleştirmektedir. Bu değerler insanların rehberidir toplumsal birlik ve beraberliğin temel koşullarıdır.
Bugün dünyamızda pek çok şey hayatı unutturmak üzerine kuruluyor. Tam anlamıyla gerçeklik duygusunu ve hakiki olanı yitirme riski ile karşı karşıyayız. Özellikle modern hayatı yaşamına katmaya çalışan toplum olarak geleneklerden ne kadar uzaklaşırsak o denli öz kimliğimizden kopuyoruz. Bilhassa bu durumu yakın dönemde hayata göz açmış kuşakta fazlasıyla şahit oluyoruz.
Çağa ayak uydurup kendisini topluma kabul ettirebileceğine inanan insan topluluğu gün geçtikçe artıyor. Teknoloji bize göz kamaştırıcı bir dünya sunuyor. İnsanımız her şeye inanabiliyor ve her kılığa girebiliyor.
Modern yaşam ne kadar unutturmaya çalışsa da siz kültürünüzün ve değerlerinizin yaşaması için adımlar atın. Sevgi, saygı, yardımlaşma, sorumluluk, merhamet gibi değerlerimizi büyükten küçüğe yansıtmalı ve bu değerleri kazandırmak için somut çalışmalar yapmalıyız.
Akraba, eş, dost ziyaretleri yok edilmemeli, birlik, beraberlik ve dayanışmamız artmalı, komşumuza bir tabak yemek götürmeli, insanlarla olan manevi beraberliğimizi artırmalıyız.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın güzel bir sözü vardır “Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetişirsin. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur...”
Duygularının, değerlerinin, kültürünün ve en önemlisi de vicdanının farkında olan toplum olarak ilerleyip devam etmemiz dileğiyle.














