Çok az insan yolunu bulacak kadar cesurdur. Herkes yetenek sahibi değildir; ama bunu görmemeyi seçerler. Herkes mektup okumak ister genelde, yazmak değil. Çiçekleri koklayıp koparmak ister insanlar, ekmeye yanaşmaz kimse. Ve kışın yüzüne bakmadıkları sularda yazın serinlemek isterler, uçmak istiyorlar ama uçmaya uçmakla başlanılmaz olduğunu unutuveriyorlar emek o kadar yabancı bir kavram ki bu yüzyılda.
Modern çağın özeti de bu değil midir ki zaten; Kelime çok, anlam az. Yasa çok, adalet az. Geveze çok, konuşan az. Yürüyen çok, ilerleyen az.
Ve bunların karşılığında apaçık belli ki var olan gerçeklikle savaşarak asla bir şeyleri değiştiremeyiz. Bir şeyi değiştirmek için mevcut modeli geçersiz kılacak yeni bir model inşa edilmelidir. Kimse dünyayı değiştiremez ama bizler kendi dünyamızı değiştirebiliriz. Bu durumda düşüncelerinizin illa birileri tarafından desteklenmesini beklemeyin. Hiç kulağa klasik gelmesin! Farklı düşünün, farklı bakış açınız olsun. Farklı bir duruşunuz olsun. Kimseye uyum sağlamak zorunda değilsiniz kendi çizgilerinizi ve sınırlarınızı çizin. Herkesin yürüdüğü yoldan değil de yanlış dahi olsa kendi bildiğiniz yoldan yürümeyi tercih edin. Sürüye tabii olacağınıza kanatlanın. Demem o ki evinizden, bahçenizden, şehrinizden, ülkenizden çıkın! Düşleyin… Ufkunuzu genişletin içi boş dedikodulara hapsetmeyin hayatlarınızı. Ne istediğini bilmeyen habis ruhlarla gündeme gelmeyin.