Dünyanın her yerinde bir virüs gibi kadın cinayetlerinin, çocuk istismarların ve daha birçok şeyin gün geçtikçe artması sizce de çok korkunç bir durum değil mi? Bir erkeğin ‘kadın üzerinden güç göstermesi veya bir çocuk bir hayvan…’ Bu kadar acizlik olamaz. Her gün haberlerde, gazetelerde neredeyse beş haberden üçü kadın cinayetlerinden oluşmakta ve bunlardan nadiri ceza almakta, çoğu dışarda elini kolunu sallayarak gezebilmekte ve en kötüsü de sosyal medyada, gündemde tepki gösterilmediği sürece olayların peşine düşülmemekte. Kanun Önünde Eşitlik Hakkında Madde 10’da denilen; “Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Pek âla bu saydığım maddelerden kaçı ülkemizde tam anlamıyla uygulanıyor? İnsan kendi kendine; ne kadar kötü günlere kaldık diye sormuyor değil!
Bir gün kadın cinayetleri,
Bir gün çocuk istismarları,
Bir gün hayvan haklarının yok sayılması ve daha niceleri…
Ahmed Arif’inde dediği gibi; “Kelebeklerin bile çocuklardan daha uzun süre yaşadığı bir coğrafyada size hangi şiiri yazayım.”? Şair; tek cümleye bütün ağıtları sığdırmış.
Bir kadına, bir çocuğa değer vermek, özen göstermek, ona kıymetli olduğunu hissettirmek bir ‘kültürdür’ bunun eğitimi yoktur. Kitaplarda da yazmaz. Yolu “insan olmaktan” geçer.
Dünden bugüne baktığımızda, kadınlarımız itilmiş, kakılmış, hep farklı bir muamele görmüş.
Seçme seçilme hakkından tutun da, eşit iş, eşit ücret, aklınıza ne geliyorsa sonradan elde edilmiştir. Detaya girmeyeceğim ama elde edilen bu haklar bile bağnazlığı yaşam biçimi olarak içselleştirmiş birçok erkeği rahatsız etmiş, etmeye de devam ediyor.
Aklı bedenine ağır gelen bir kesim var tüm işini gücünü bir kenara atıp tek hedef noktası
“kadın olsun ama benim istediğim kadar var olsun, çalışmasın, kendi ayakları üzerinde durmasın, dur deyince dursun, sus deyince sussun, onu giymesin bunu giysin” gibi bir anlayış içerisindeler.
Böyle bir düşünceyi kabul etmek mümkün değil. Bırakın kabul etmeyi, bunların gündeme gelmesi bile utanç verici.
Bozkırın tezenesi, büyük ozan rahmetli Neşet Ertaş’ı bu vesileyle bir kez daha analım. Ne diyordu sahi: Kadınlar insan, biz insanoğluyuz.













