Sürekli okuyan, düşünen, merak eden kısacası çalıştırılan beyin yaşlanmaz.
Atalarımız bunu “İşleyen demir pas tutmaz.” Sözü ile en güzel şekilde açıklamıştır.
Yaratılış itibari ile bir sorunu olmayan beyin, çalıştırıldığı, düşündürüldüğü, enerji harcadığı kısacası etkin olduğu takdirde dinç kalır ve gelişir. Hepimiz zaman zaman sıkıntılı dönemler yaşarız.
Bu sıkıntılı dönemlerde her şey sizin aksinize ilerliyor gibi geldiğinde uçakların rüzgârla birlikte değil, rüzgâra karşı uçtuğunu hatırlayın. Demem o ki tembelliğin sizi kandırmasına izin vermeyin.
Çünkü ona bugününüzü verirseniz, o sizin yarınınızı çalar.
Çoğumuz hayatımız boyunca büyük başarılarla, mutlu sonlarla ve sürprizlerle geçen yaşamın hayalini kuruyoruz. Özellikle günümüzdeki gençlerin dizilerde gördükleri kolay hayatı yaşama hayalleri hayatlarını oldukça olumsuz yönde etkiliyor. Zira birçoğu çalışmadan kazanmayı amaçlıyor.
Bu türdeki olayları engellemekte pekte mümkün olmuyor sebebi ise, sorgulamayan beyinleri değiştiremeyiz çünkü bu isteyerek ve bilerek mahrum kalınmış bir bağnazlıktır.
Herkes değişim istiyor fakat kimse değişmeye yanaşmıyor.
Bir insan İster 20 yaşında ister 80 yaşında olsun, değişime ve öğrenmeye kapalı olan kişi yaşlıdır.
Kaç yaşında olursa olsun kendisini dünyadan soyutlayan, sadece yan gelip yatan kişiler hem ruhsal hem de bedensel açıdan sağlıklarını kaybederler.
Öğrenmeyi sürdürüp çalışıp, çabalayan ise daima genç kalır.
Kemal Sayar’ın dediği gibi; “Yas, sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz.
Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek, rutinlerimizi kaybetmek de yastır. Hatta itikatlarımızı, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmekte yastır.”
Kısacası yaşama biçiminizi, rutinlerinizi, inançlarınızı en önemlisi çalışmaktan geri kalmayın.
Kafanızın daima genç kalmasını sağlayın.













