İnsan gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri kibirdir. Kibir yanlışta ısrar ettirir, yanlışı düzeltmeye çalışanları düşman belletir. Narsisimi özgüven, hoyratlığı büyüleyici özellik, münasebetsizliği açık sözlülük diye yutturur. İnsanı çürüten bir beladır kibir.
Toplum olarak çok derin ve köklü bir ahlak sorunumuz var. Her kriz anında daha da görünür hâle gelen hatta ülkenin gelişimine engel olacak kadar ahlak kalitesi düşük bir toplumdayız.
Son yıllarda ahlaki ve milli değerler alanında bir yozlaşma ve savrulmanın yaşandığına şahit oluyoruz. Ahlaki değerlerde meydana gelen bu yozlaşma, her şeyi mubah sayan bir zihniyetin oluşumuna ortam hazırlıyor.
Çoğu kesim sırf kendi güçlerini, iktidarlarını devam ettirmek için sınırlarını zorluyorlar. Günümüzde bir bilgiyi sorgulamadan olduğu gibi kabul eden ve böylelikle kendinden uzaklaşan insanlar sadece kendi benliklerine zarar vermekle kalmayıp etrafındaki insanları da harap ederek büyüyorlar. Toplumumuz âdeta doyumsuz, sorumsuz ve sınırsız bir boyuta geçti.
İnsanın bilgisi arttıkça bu tarz yozlaşma yaşayan topluma tahammülü oldukça azalıyor.
Görgüsü arttıkça kabalığa sabrı tükeniyor. Bilgili, vicdanlı, geniş ufuklu ve nezaket sahibi insanlar vasat ortamlarda rahatsızlığı en üst seviyede yaşıyorlar.
Ve bu dünyayı hem kalbi hem de aklı işleyen insanlar dönüştürecek.














