Her insan ayrı bir dünya derler. O yüzden bir insanın yaşamına tanık olmak, olaylar karşısında verdiği tepkileri görmek, acılarını, sevinçlerini hissetmek sanıyorum ki bambaşka pencereler açacaktır bize. Demem o ki çevrenizi gözlemleyin. Çünkü gözlem sonucu insanlar hiç beklemediği şeylere tanık olabilir, kendisine dönüp farkındalık yaşayabileceğini detayları görebilecek ve en önemlisi duygudaşlık duygusu oluşacaktır. Bu açıdan gözlem önemli bir tavırdır aslında insanoğlu için.
İnsan yaş aldıkça hayatı, çevresini daha da bir başka sorguluyor.
Belirli bir yaştan sonra hayatı daha iyi konfor aştırmak için kişi ince eleyip sık dokuyor.
Bunun için gözlem hayatımızın her alanında var olmalı.
İşe gidip gelirken, toplu taşıma araçlarında veyahut yaya halinde ki insanları fark ettiniz mi?
Birkaç hafta önce tanık olduğunuz trafik kazasının sırasını hatırlıyor musunuz?
Ya da okuduğunuz bir kitaptaki yazım hatalarını fark ettiniz mi?
Bu tarz hayat içerisinde ki gözlemleme potansiyelimizi artırdıkça, özümsediğimiz bilginin miktarı ve kalitesi oldukça artacaktır. Olaylar, yerler ve durumlar hakkında daha fazla bilgi edinmemize ve bunları hatırlamamıza, aksi takdirde gözden kaçırabileceğimiz ayrıntıları yakalamamıza imkân tanır.
Çevrenizdeki olayları ve durumları gözlemleme şeklinizi geliştirmek için; gördüklerinizi bildiklerinizle bütünleştirmek, gözlemin önemli bir parçasıdır.













