Yaşamın en önemli özelliği, insanlar konusunda sürekli yanılmak ve bu yanılgıların kaynağıysa herkesi kendin gibi sanmak, herkesin senin gibi davranacağını varsaymak. ‘Ben herkesi kendim gibi sandığım için kaybediyorum’ çok sık duyduğumuz bir cümledir
ve ne yazık ki bir o kadar da gerçektir. İçinizdeki güzelliklerin, iyi düşüncelerin her insanda var olduğunu sanıp, herkese iyi davranırsınız fakat o iyilikler size çoğu zaman hayal kırıklığı olarak geri dönüş yapabilir. Günümüzde imanları pamuk ipliğine bağlı olan o kadar çok insan var ki bunlar her devrin adamı olup, el etek öpen, gidene söven geleni öven, garibi döven, güçlüyü seven. Bu tarz kişilikler sosyal hayatın içerisinde hemen hemen herkesin karşısına çıkar. Yeryüzü dolup taştı lüzumsuzlarla, yaşam berbat oldu fazlalıklarla. Bazı insanlar zehir akıtmaktan hoşlanır hâl aldı. Nasıl ki bir şeye bakmak için kafamızı ve hatta bedenimizi tümüyle çevirmemiz gerekiyorsa, zihnimize iyi gelmeyen kendinden haberi olmayan mahlûklara da aynı tavırda arkamızı dönmeliyiz.
“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” Mevlana Celaleddin Rumi’ye ait olan bu söz, içinde çok çeşitli anlamları ortaya koyan günümüz dünyasında verilebilecek en anlamlı ve gerekli tavsiyelerden biridir. Bu söz insanın olması gerektiği özellikleri öylesine güzel nakşetmiş ki, anlatılmak istenen tek şey, özüyle birlikte kişinin kendisi olmasıdır. Demem o ki hayatınızda içi dışı, özü sözü bir olan, söylediği ile yaptığı aynı olan, dürüstlükten şaşmayan insanlara yer ayırın.














