Hayatta çok fazla olumsuzluklar bulunuyor ve yeri geliyor bazı şeylere senin müdahale etmen bile yeterli olmuyor. Hepimiz belirli konularda fedakârlık yapıyoruzdur fakat bazı insanlar tam anlamıyla ruh emici. Sen ne kadar çabalarsan çabala kendilerini şartlamış gibiler. Adeta kötüye tırnaklarını geçirmiş bırakamıyorlar.
Durum böyle olunca hayatı da insanları da akışına bırakmak daha sağlıklı geliyor insana bunun sonucunda bütün olumsuzlukların kendiliğinden değiştiğine şahitlik ediyoruz ve öyle bir zaman geliyor ki her şey, zamanla mantık çizgisine kendiliğinden oturuyor, bütün taşlar kendiliğinden yerini buluyor senin kılını bile kıpırdatmana gerek kalmadan. Bu durumda geriye kalan en güzel olay ise; Olmazları oldurmaya çalıştırdığın her zaman dilimine tebessümle veda ediyorsun. Kısacası her şey yerini buluyor kendiliğinden. Ara güler çok güzel özetlemiş; Rastgele çekilen fotoğraflar daha güzel çıkar, tesadüfen tanışılan insanlarla daha mutlu oluruz, kıyıda köşede uyuyakalmak uykunun en keyiflisidir, plansız hadi denilerek yapılan aktiviteler daha eğlencelidir. Kısacası her şeyin ‘kendiliğinden’ olanı güzel.














