Farkında mısınız insanlarımız artık her ortamda, her fırsatta konuyu bir şekilde siyasete bağlıyor.
Elbette ki bir ülkenin sağlığı siyasetten geçer.
Fakat insanlarımız artık bir olayın ya da sorunun çok daha basit, teknik ya da insani açıklamaları varken, hemen siyasi sebepler arayışına giriyorlar. Bağımsız kalınması gereken konularda dâhi siyasi söylemlere şahit oluyoruz.
Anlayacağınız toplumda öyle bir atmosfer oluştu ki, siyasete girmek istemeyen kişiler sussa dâhi,
“Tarafını belli etmiyor” adı altında söylemler oluşturuyorlar. Yani, bizim milletimiz artık her şeyi siyaset olarak algılama boyutunu arşa çıkarmış bir vaziyette.
Misal,
Havaalanında bir aksaklık oldu hemen suçu hükümete atıyoruz.
Ya da herhangi bir dizide karakter öldü. Siyasi mesaj veriliyor olarak algılıyoruz.
Ya da bir sanatçıyı ya da sporcuyu sadece siyasi duruşuyla değerlendiriyoruz.
Kulağa çok komik geliyor değil mi? Ama maalesef ki geldiğimiz nokta tam da bu bahsettiğim gibi.
Kısacası insanlar artık her şeyi siyasete kanalize ettiler.
Karşı tarafın her adımını politik bir hamle olarak yorumlamaya başladılar.
Bütün bu durumlar sonucunda ise artık insanlar arası diyalog geriledi önyargılar arttı.
Sizleri bilemem ama ben artık her konunun siyasetle ilişkilendirilmesinden rahatsız olmaya başladım.
O yüzden artık bizim toplumumuzun kafa yapısını değiştirme zamanı geldi.
Siyaset günlük hayatın içinden çekilmeli.
Siyaset hayatın ta kendisi haline gelmemeli.
İnsanlar her olaya kendi siyasi perspektiflerinden bakma eğilimine girmemeli.
Her olaya etiket yapıştırmaktan vazgeçin.
İnsan olarak, olaylara insan gibi yaklaşın.
İşte bu noktada kişi günlük hayatında daha sağlıklı bir denge kurabilir.