Takvimde yer alan her mübarek gece, insanın kendisiyle ve inancıyla baş başa kalması için bir fırsattır. Miraç Kandili ise bu geceler arasında ayrı bir anlam taşır. Çünkü Miraç, yalnızca Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yaşadığı mucizevi bir yolculuk değil; aynı zamanda insanın Rabbine olan bağlılığını ve yakınlığını yeniden hatırladığı ilahi bir buluşmadır.
İslam inancına göre Miraç, iki aşamalı bir hadisedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürülmüş (isra), ardından semaya yükseltilerek Allah’ın huzuruna kabul edilmiştir (Miraç).
Bu yolculuk, Allah’ın kudretini ve Peygamberimizin yüce makamını göstermesi bakımından büyük bir mucize olarak kabul edilir. Aynı zamanda inananlar için, zorlukların ardından gelen ilahi rahmetin güçlü bir mesajıdır.
Miraç Kandil’ini önemli kılan en temel hususlardan biri de, beş vakit namazın bu gecede farz kılınmış olmasıdır. Namaz, kul ile Allah arasındaki en sağlam bağ olarak Müslümanlara hediye edilmiştir.
Bu yönüyle namaz, sadece bir ibadet değil; insanın manevi dünyasını diri tutan bir değerdir.
Miraç Kandili; affın, rahmetin ve umudun öne çıktığı müstesna bir gecedir.
Bu gece, bize şunu hatırlatır: İnsan ne kadar yorgun, ne kadar çaresiz olursa olsun; yüzünü Rabbine döndüğünde kapılar açılır. Miraç Kandili, umudun tükenmediğini; karanlığın ardından mutlaka bir aydınlık olduğunu fısıldar.
Bu mübarek gecenin, gönüllerimizi aydınlatan, dualarımızı samimiyetle göğe yükselten ve bizi daha iyi insanlar olmaya yaklaştıran bir vesile olması dileğiyle…
Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun.













