Tevazu yüce bir duygudur. Bize öyle öğretildi.
Ne kadar çok ve ne kadar iyi niteliklere sahip olursa olsun, bir insan kendisini başkalarından üstün görüyor, karşısındakini küçümsüyorsa, sahip olduğu bütün o iyi nitelikler göze görünmez olur.
“Küçük dağları ben yarattım” havasında olan insanların varlığı neredeyse hepimizin çevresinde vardır.
Bu tipler kendilerini oldukça kusursuz görürler. Ve de her şeyin en doğrusunu bildiklerini zannederler.
Oysaki kendilerini bu denli kusursuz sanmalarının sebebi, hatalarını yüzlerine vurmadığımız içindir.
Hiçbir şeyin sebepsiz olmadığı, rastlantılarda dahi rastlantının olmadığı bu hayatta nokta kadar hükmü olmayan insanlarız ve maalesef çoğu kişi bir damla pıhtılaşmadan oluştuklarını unutup fazlasıyla havaya girmeleri bir hayli komik geliyor insana.
Hayat denilen bu zımbırtıyı oldukça gözlerinde büyütüp, gereksiz polemiklere girip oldum delisi olan bir çağın içerisinde kalakaldık. Her alanda, her konuda herkes herkese öğretmenlik yapıyor.
Ne çok, hadsizler var ortalıkta.
Ne çok, kendini bir şey sananlarla dolu etraf…
Bugüne kadar şahit olduğum bir gerçek var ki; o da uzmanıymışçasına her konuda fikir beyan edenlerin aslında hiçbir konuda uzman olmadığıdır.
İnsan yaş aldıkça, çevresini daha da bir başka sorguluyor.
Belirli bir yaştan sonra kişi, hayatını daha konforlu duruma getirmek için ince eleyip sık dokuyor.
Bunun için kimseyi haddinden fazla kutsallaştırmayın.
Kimseye de kirli ayaklarıyla beyninizde gezme fırsatı vermeyin siz kendi yolunuzda devam edin.













