Fazla tevazu vasata mahkum eder, bilhassa zeka ve ruh hususunda asla mütevazi olmayın, siz "kendime ne katabilirim" bir dil daha öğrenmeliyim ya da şu kitabı mutlaka okumalıyım derken dedikodu müptelası, 90 sözcük ile hayat geçiren tiplerle yüz göz olup kimseye taviz vermeyin.
Kendinizle ilgili olun tüm dikkatinizi bizzat ruhunuzda hissedin, kendiniz dışı hiçbir şeyle ilgilenmeyin, herhangi bir konuda fikir dahi belirtmeyin bırakın herkes kendi yağında kavrulsun. Demem o ki insan kendi ile baş başa kalınca her şey çok daha olumlu ve telaştan uzak oluyor. Dünyayı ve dünyanın içinde dönen insanları umursamadıkça her şeyin çok daha güzel olacağına inanıyorum.
Kimseyi haddinden fazla kutsallaştırmayın. Pehpehlerler pohpohlarla itleri at yapmayın mesela.
Etrafta olan bitenleri gözlemliyorum da toz bezi kadar değeri olmayan insanların eksik akıllarıyla elalemin arkasından hayatlarına dil uzatmaktan o kadar memnun oluyorlar ki şaşırmamak elde değil.
Bozuldu ağa bozuldu, insanlar kökünden bozuldu. Üstüne bastığım toprak, ayaklarımın altından kayıyor sanki. Bugün dünü arıyoruz, yarın da bugünü arayacağımızdan şüpheniz olmasın..!
Bu devir birbirilerinin arkasından atıp tutup, konuşup konuşup sonra yüz yüze gelince sarmaş dolaş olabilen iblislerin devri olmuş ne yazık ki, Rabbim bizleri bu tür davranışlardan ve bu iblislerden uzak etsin inşallah..."
İnanın diyecek bir şey bulamıyorum çok yazık.
'Neyse ki neyse'
diye bir kelime bulmuşlar, her şeye yakışıyor.. İnsan bazen tüm kırgınlıklarını, kavgasını, öfkesini, bazen de kos koca bir ömrü "neyse'ye" sığdırıyor işte!..
Söyleyecek çok şey var ama,
Neyse..!!!