Bu soğuklar hiç bitmeyecek…
Bu ne hep yağış…
Bir türlü sıcak günler gelmedi…
Ve en sonunda;
Bu nasıl sıcaklık. Öldük, bittik, kavrulduk!
Yaşar Kemal’in romanlarında anlattığı “Çukurova’nın sarı sıcağı” benzeri boğan, bunaltan alev dalgası neredeyse bütün ülkeyi kapladı.
Uluslararası iklim kuruluşlarının verilerine dayanan uzman görüşlerine göre hem Türkiye’de, hem de Dünya genelinde en sıcak yaz yaşanacağı yönde söylemler var.
Özellikle son bir haftadır yaşadığımız aşırı sıcak ve nemli hava hepimizi bunaltmış durumda ve birçok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Bu durum bazı meslek grupları için daha çok risk taşıyor.
Bunlar inşaat, tarım, maden, belediye hizmetleri vb. faaliyetlerinde çalışanlar yani sıcak havalara en çok dikkat etmesi gereken sektörlerdir.
Aşırı sıcakların insan sağlığına getirdiği risklerin önemli olduğunu ifade eden uzmanlar, bu risklerin yol açabileceği tehlikelerin farkında olmanın, kişinin can güvenliği için önemli olduğunu belirtti.
Bunun için uzmanlardan gelen uyarılar şöyle:
Yeterli, dengeli ve yaptıkları işe göre beslenilmeli.
Açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli.
Ve olmazsa olmaz sıvı tüketimi.
Bu maddelerin işçi sağlığı, güvenliği ve iş verimliliği üzerinde olumlu etkiler bırakıp iş kazalarının ve meslek hastalıklarını da azaltacağını vurgulayan uzmanlar zorunlu olmadıkça, güneş sıcaklığının en belirgin olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkılmamalıdır uyarıları da yapıyorlar.
Ama maalesef ki mevsimlik işçiler başta olmak üzere pek çok iş kolunda bu saatler arasında direkt olarak güneşe maruz kalarak çalışılıyor.
Kış mevsiminde soğuklarla, yaz mevsiminde ise sıcaklarla mücadele eden çalışan, üreten, emek veren ve alın teri döken ailesine, ülkesine ve tüm insanlığa hizmet eden emekçi kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun.













