Her toplumda farklı nedenlere bağlı olarak çok çeşitli sorunlar ve sorun alanları bulunmaktadır. Toplumların yapıları ve refah düzeyleri değişmekte fakat sorunlar ortadan kalkmamaktadır.
Ekonomik, sosyal ya da kültürel farklılıklar toplumları ve sorunlarını da farklılaştırmakta.
Dünyadaki pek çok ülkede ve ülkemizde yaşanan, gözlenen belli başlı sorunlar ve sorun alanları sıklıkla görülmektedir.
Bunlar; çalışma çağında olan kişilerin, çalışmak için iş aramalarına rağmen iş bulamamaları.
İnsanların temel yaşamsal gereksinimlerini karşılayacak ekonomik gücünün olmaması.
Dünya’da ve ülkemizde halen çok sayıda insan çeşitli düzeylerde eğitim sorunlarıyla karşı karşıya kalmaları.
Kentler nüfus artışı ve göçler yoluyla hızla büyümektedir. Bu durum konut problemlerini de artırmakta. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde düşük gelirli vatandaşın konut sahibi olması giderek zorlaşmaktadır. Bu sorunlarda sağlıksız bir kentleşme ve çevre sorunlarına sebep olmaktadır.
Bu yaşanan sorunlara ise, çözüm bulunmadığı sürece her kesimi etkileyeceği bir gerçektir.
İşte toplumsal duyarlılık veya bilinç denen şey, ancak bu aşamada devreye girmektedir. Tıpkı Ernest Hemingway’in Çanlar Kimin İçin Çalıyor adlı eserinde ifade ettiği gibi “birbirinden kopuk bir ada değildir insanoğlu” birine zarar veren bir olay, diğerini de etkiler.
Bu yaşadığımız dünyaya, çevreye karşı ne kadar duyarlı olursak, bu duyarlılık olumlu bir şekilde bizlere geri dönecektir. Toplumsal ve sosyal sorunlara karşı duyarlı ve bu sorunların çözümü için elini taşın altına koyan insanların varlığı çoğalması dileğiyle.













