Şöyle bir etrafınıza bakın emeksiz para kazananlar ve kitapsız bilgi sahibi olup ortalıkta dolaşan insanların sayısı ne yazık ki git gide artmış durumda.
Ve ne yazık ki bu tarz insanlar genelde her şeye müdahil olmaya kalkıp, kendilerine yetmeyen akıllarını başkalarının üzerinde kullanmaya çalışırlar.
İşin en kötü kısmı ise böylesi içi boş kof kişilikler bir şekilde yo-lunu buluyor.
Neden mi?
Rüzgâr nereden esiyorsa fırıldak misali yönünü oraya çeviriyorlar da ondan!
Anlayacağınız öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, yandaş ve yalakalık yapanlar el üstünde tutulurken onurlu, şerefli ve emekçi insanlar fark edilmiyor. Tabii ki istisnalar vardır ama genele vurduğumuzda durum bundan ibaret.
Hâl böyle olunca bende artık bu yüzyıldan beklentilerimi en aza indirdim.
Franz Kafka’nın dediği gibi; “Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında.”
Demem o ki misafir olduğu-muz şu dünyada, hayatınızda; içi-dışı, özü-sözü bir olan, dürüstlükten şaşmayan insanlara yer ayırın.













