Yazıma “Empati öfkenin merhemidir” Sözü ile başlamak istiyorum.
Empati, hayatın her alanında kullanılması gereken bir yetidir. Empati kuramayan insan, karşısındaki insanı anlayamaz. Böyle bir durumda da ortaya iletişimsizlik gibi bir durum çıkar.
Toplumumuzda zekâ, bilişsel gelişim için ne kadar gerekliyse empati kurmakta, kişiler arası iletişim için o derece önemlidir. Kısacası insanları doğru anlayabilmek için empati kurmak şarttır.
Peki, hiç kendinizi bu konu üzerinde sorguladınız mı?
İnsanlarla olan ilişkilerimize gerçekten dikkat ediyor muyuz?
İnsanlara istediğimiz gibi mi yoksa beklediğimiz gibi mi davranıyoruz? Diye.
Ne yazık ki, istediğimiz gibi davranıyoruz. Bizler ne fikirlere saygı göstermeyi biliyoruz ne de konuşmayı. Dikkat edin, gözlemleyin göreceksiniz. Kimse kimsenin cümlesinin sonunu beklemiyor ve laflar sürekli olarak kesiliyor. Basit bir muhabbette küçük bir keşmekeş oluşuyor hemen.
Bunların sonucunda ise, insanlar rahatlıkla kendilerine doğru veyahut yanlış gelen düşüncelerini dile getiremeyecek duruma geldiler.
Buna da en çok katkıda bulunan yine bizleriz; yeter ki biri bizimle aynı görüşte olmasın…
Hemen taş atma eylemine geçiş yapıyoruz. Kimsenin kimseye ciddi anlamda tahammülü kalmamış. ‘En haklı benim kafası’ hüküm sürüyor ve bu durum insanı epey bir yoruyor.
Siz, siz olun;
“Ne duymak istiyorsanız, o üslupla konuşun.
Ne tür davranış görmek istiyorsanız, insanlara öyle davranın.
Size ne kadar öncelik veriliyorsa, sizde insanlara aynı önceliği tanıyın.
Ve hayatınızda ne kadar az sorun istiyorsanız, mesafenizi ona göre ayarlayın.
Unutmayın ki, huzura giden en kestirme yol, kimin yanında ne konuşacağınızı ve kimin yanında susacağınızı bilmekten geçer.”













