Ne olursa olsun, kişilerin düşüncesine saygı duymak gerekir. Bazen istediğin kadar konuş, örnek ver, dil dök. Anlatamazsın… Çünkü “Herkesin anlayış derecesi farklıdır. Benim sana anlatacaklarım ancak senin anlayacağın kadardır.” Demekten kendinizi alamazsınız bazen.
Bu sözü gerçekten çok seviyorum.
Siz istediğiniz kadar ağızınızla kuş tutsanız, en iyisini anlatmaya çalışsanız bile, karşınızdaki aklı kadarını algılayacaktır. Bazıları da işine geleni içinden cımbızla çekerek kendi lehine, senin de aleyhine kullanacaktır. Ne yapacaksınız. Gerçek bu!
Sosyal medyaya bakın, âdeta bir “Çöp denizi” gibi… İstedikleri her şeyi istedikleri yöne çekip, aklına ve işine geleni, canı istedikleri gibi yazıp çiziyorlar.
“Akıl bir paraşüt gibidir. Açıldığında iş görür.” Bu söz Amerikalı motivasyonel konuşmacı, yazar ve danışman Dennis Waitley’e ait. Ne kadar anlamlı.
Bir insan çok akıllı olabilir fakat önemli olan bu aklı yerinde ve zamanında kullanmasını bilmelidir. Örneğin; çok bilgili bir öğretmen olabilirsiniz ve her şey hakkında müthiş bilgileriniz vardır.
Fakat bu bildiklerinizi öğrencilerinize aktaramıyorsanız bu aklın sizden başka hiç kimseye bir faydası olmayacaktır. Aslına bakarsanız söyleyecek çok şey var ama sıkıldık.
Önceleri müthiş bir hevesle düşüncelerimizi, fikirlerimizi kolaylıkla paylaşacağımız insanlar vardı, şimdi ise kimseler soru sormasın istiyoruz. Sorduklarında ise üzerini örtbas edip sessiz kalmayı tercih ediyoruz. Galiba büyük çoğunluğumuz birinci tekil şahıs olmayı tercih etti.
Bunun sebebi belki de bugüne kadar anlattıklarımız dikkate alınmadığından kaynaklanıyor olabilir.
‘Neyse ki neyse’ diye bir kelime bulmuşlar, her şeye yakışıyor… İnsan bazen tüm kırgınlıklarını, kavgasını, öfkesini, bazen de koskoca bir ömrü “neyse ’ye” sığdırıyor işte!













