“Her şey yolunda, iyiyiz” günlerinin ardından, “ekonomide sorun var, evet” faslındayız şu aralar...
İktidar tarafından, enflasyon ve hayat pahalılığının farkında olduğuna dair art arda açıklamalar geliyor. Yani sorunun varlığı kabul ediliyor artık.
Çözüme ulaşmak istiyorsanız, önce sorunu doğru tespit edeceksiniz ki, hedefi tutturasınız. İşte bu yüzden iktidar erkinin sorunların farkında olması fevkalade önem arz ediyor. Yaşanan durumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok AK Partili yönetici açık açık gündeme getiriyor ve “Çözüm yine bizde” diyor. Malum art arda ekonomiyin iyiye gittiğine dair açıklamalar söz konusu…
Malum önümüz yeni yıl... Art arda zamlar gelecek. Elbette asgari ücret ve emeklinin maaşı da belirlenmiş olacak… Çalışan tüm kesim adana hayatın koşulları ağır, alım gücüne dair ciddi sıkıntılar ise devam ediyor..
Bu arada çok tabii olarak teşhisi doğru koymak… Teşhisi doğru koyarsanız tedaviyi yapmak mümkün… Doğal beklenti ve asıl çözülmesi gereken iki nokta var; hayat pahalığı ile enflasyon. Hangi partiye oy verirse versin, insanlar şunu, yani evlerin mutfak bölümünü saran yangının bir an önce söndürülmesini istiyor. Fakat bunun sözde değil, özde hayata geçmesini bekliyor.
TÜİK’in enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını çarşı-pazara çıkan herkes farkında. Beklenti de şu: Mesele, enflasyonun kâğıt üzerinde düşmesi değil… Gerçek manada hayat pahalılığının önlenmesi…
23 yıllık iktidarın ardından verilecek sınavın adı hayat pahalılığı ve enflasyon. Bana sorarsanız, zamanında da olsa, erken de yapılsa seçimin kaderini belirleyecek iki temel konu bu.
Ne diyordu eski Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel: İktidarları getiren de, götüren de mutfaktaki tenceredir…













