AK Parti’nin Sapanca kampı geride kalırken, kulaklarda en çok çınlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız” ifadelerine paralel, “Yorulan varsa kenara gelsin” sözleri oldu. Birçok kişi ve yorumcu bu sözlere farklı anlamlar yükleme adına limitleri zorladı desek bile yeridir. Oysa mesaj net ve berrak, gayet de anlaşılır. Yani öküzün altında buzağı aramaya gerek yok.
Elbette bu sözlerin adresi belli ama bizim konumuz bu değil… AK Parti adına Sapanca’ya yoğun bir katılım vardı malum olduğu üzere… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması kadar, milletvekillerinin kendi seçim bölgeleri üzerinden tuttukları nabza dair seçmenden aldıkları eleştirileri de sıraladılar, çözüm istediler… Milletvekillerinin kahir ekseriyeti, emeklilerin sert ve ciddi bir muhalefet içinde olduğunu münasip dille aktardılar, “Bu sorunu bir biçimde çözmek zorundayız, sıkıntı büyüyor” uyarısını yaptılar.
Bu anlattıklarım, Sapanca’ya dair net bilgi… Yani iktidarın aşması gereken birincil öncelikli sorun 17 milyona yaklaşan sayılarıyla emeklilerin en düşük maaş üzerinden yaşadığı geçim sıkıntısı… Birçok milletvekili benzer tondan sahaya yaşadıklarını aktarmış Sapanca’da. Yani AK Parti’de herkes biliyor emeklilere dair durumları. Aslında iktidar, olan bitenin en az muhalefet kadar farkında. Normal koşullarda Haziran 2026 itibariyle enflasyonda beklenen düşünün sağlanamaması da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sorulmuş, onun cevabı da yanı başımızda yaşanan savaş günlerinde artan petrol fiyatlarını sübvanse edebilmek adına uygulanan eşel-mobil sisteminin bütçeye 2 trilyon liraya mal olduğundan dem vurmuş… Bugün itibariyle-yaz döneminde enflasyonda 6 aylık sürecin beklendiği gibi geçmesi halinde, emeklilere-ekonomiye dair pozitif izlerin ortaya çıkmasıyla birlikte yeni düzenlemeler adına perde arkasında bir çalışmadan bahsediliyor.
Ortadaki gerçek, yalın biçimde karşımızda: Bugün 1 Temmuz ve yıl sonuna kadar emekliye-asgari ücretliye dair bir düzenleme yok… Umutlar 2027’ye devretmiş vaziyette. Fakat AK Parti’de ekonominin rayına oturması, alım gücünün arttırılması, enflasyonun düşürülmesi gibi konular, çözülmesi gerekenler listesinin ilk sırasını oluşturuyor. Bu konuda da milletvekillerinin şikâyet içeren vurguları kayıt altına alınarak, gereğinin yapılması adına tavır geliştirildiği anlıyoruz. Ancak işaret edilen zaman dilimi ifade ettiğim gibi 2027…
Yeri gelmişken, aldığım bilgi ışığında Sapanca’da erken seçime dair hiçbir emare yok. ÇHP’de bölünme parçalanma, iki başlı yönetim filan derken, birilerinin üfürdüğü gibi böyle bir bahis gündeme dahi gelmemiş. Seçim noktasında da işaret edilen tarih de 2027 sonbaharı veya 2028’in ilkbaharı… Siz bakmayın ekranlarda filan ‘baskın seçim’ çığırtkanlığı yapanlara. AK Parti neyin ne olduğunun farkında ve ekonomiyi hal yoluna koymadan seçime gitme gibi bir düşünce taşımıyor.
Nihayetinde, uçuk kaçık fikirlerle yorum yaptığı vehmine kapılanları pas geçin bir kalem. Umutlar bir sonraya savrulurken, karşımıza çıkan durumun özeti budur!










