“Hüzün ki, bize en çok yakışandır” öyle diyor ya şair; o mevsimin içinden geçiyoruz. Güneş hâlâ parlıyor ama geride bıraktığımız yaz günleri gibi değil.. Ağaçlar artık, sarının binbir tonuyla vedaya hazırlanıyor: Hazan mevsimindeyiz. Doğanın sessizce geri çekildiği, insanın içe döndüğü zaman dilimi nitelemesi yapsak doğru olur galiba. Nihayetinde onunla birlikte gelen o tanıdık duygu: hüzün.
Hazan, sadece bir mevsim değil tabii ki, baştan sona bir ruh hâlidir. Yazın coşkusundan, baharın umutlarından sıyrılıp başka boyuta evrilmek ve geçiş anahtarıdır. Hüzün ise bu geçişin içimizdeki akisli vaziyetin bizatihi kendisidir. Ne tam anlamıyla bir kederdir ne de mutluluğun zıttı. Daha çok bir özlem, bir kabulleniş, bir içsel durgunluktur vesselam.
Bilemiyorum ama belki hüzün, insanın en natürel hâlidir. Çünkü hayat, sürekli bir kaybediştir aslında: Zamanı, insanları, anıları… Hazan mevsimi, bu kaybedişi en zarif şekilde hatırlatır bize. Dökülen yapraklar gibi, biz de bir şeyleri bırakırız geriye baktığımızda. Belki bir hayali, belki bir sevgiyi, belki de sadece yazın telaşını! Fakat bu bırakış, bir son değil. Hüzün, aynı zamanda bir hazırlıktır. Kışa, içsel yenilenmeye, yeniden doğmaya… Tıpkı toprağın dinlenip bahara hazırlanması gibi, biz de hazanla birlikte içimize döneriz. Sessizleşiriz, düşünürüz, biraz da büyürüz...
Nasıl anlatmak lazım bilemedim ama bir bankta oturup sararan yaprakları izlemek, eski bir şarkıya eşlik etmek, iç çekmek, düne dair bir fotoğrafa bakıp dalmak; aslında bu duygular, ruhun kendini dinlediği anlardır. Doğrusu bu anlar, bizi biz yapandır... Kim bilir birazda bu yüzden hazan, edebiyatın, şiirin, müziğin en sevdiği mevsimidir. Çünkü içinde hem bir sonu hem de bir başlangıcı barındırır; tıpkı hayat gibi. Hüzne izin ver. Çünkü bazen en derin mutluluklar, en sessiz hüzünlerin içinden doğar.
Hüzün, bazen bir sokak lambasının altında titreyen gölgede, bazen bir eski şarkının ilk notasında gizlidir. Ama en çok da şiirde yankı bulur. Attila İlhan’ın “Elde Var Hüzün” şiiri, bu mevsimin ruhunu en güzel anlatan dizelerden biridir:
“Söyleşir evvelce biz bu tenhalarda
Ziyade gülüşürdük
Pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
Ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
Zamanlar değişti
Ayrılık girdi araya
Elde var hüzün…”
Sağlıcakla kalın.













