Tarih tekerrürden ibarettir.
Yani geçmişten ders almadığınız müddetçe, aynı yoldan giderek, farklı sonuç almaya yeltenirseniz, hem aldatılırsınız, hem de ağır bedel ödersiniz.
Teşbihte hata olmaz olmaz derler, tarihsel örnekle Kayserispor’u uyarmak adına kuruldu bunca cümle.
Şehrin futbol severleri son yıllarda o kadar büyük acılar çekti ki, aynı şeyleri yaşamamak adına yapılması gerekenleri net, anlaşılır ve berrak bir biçimde ortaya koyalım ve not düşelim istedik.
O zaman hep birlikte Ali Çamlı-Nurettin Açıkalın döneminin öncesine gidelim. Menarjerlerin adeta kıskaca aldığı kulüpten geriye enkaz kaldığını hatırlamayan var mı? Çürük çarık ne varsa Kayserispor’un kapısında resmi geçit yapan yetersiz bakiye futbolcuların bilançosu, milyarlarca liranın çöp olmasını sağlamamış mıydı?
Kayserispor belki tarihin en büyük sporsorluk gelirlerini elde etmesine karşın, art arda transfer yasağına maruz kalmamış mıydı bu yüzden… Bu yakın tarihte yaşananlar, galiba hepimizin hafızalarında tazeliğini koruyor. Kulüp yok oluşa doğru hızla giderken aklıselim isimlerin fedakârca tavrına paralel, transfer tahtasının kapalı olması bu kulübün hayatta kalmasını sağlamamış mıydı sahi?
Yakın geçmişte, bilerek-bilmeyerek ağır hasar verilen Kayserispor’u yeni sezon öncesi tarihin sisli sayfalarını göz önüne alarak bir strateji geliştirmesi hayatiyet arz ediyor. O nedenle dün bu kulübe doldurulan menajer kazığı çer-çöp günlerini unutmadan adım atılmaz ise, bir kez daha yandı gülüm keten helva günlerine dönmek gayet olası…
Orta yerde tablo gayet açık. Menajerlere teslim bayrağı çekmek yerine akılcı bir transfer politikası ile yol almak, Kayserispor adına olmazsa olmaz koşul. Elbette ilk iş, transfer yasağını kaldırmak. O da sanırım 100 milyon lira civarında bir ödemeyle hal yoluna konulacak. Sonrasında ise formül basit. Kadroyu maksimum ölçüde koruyarak, tartışmaya mahal bırakmayacak 5 nokta transfer artı yardımcı oyuncu konumuna yakın isimlerle de bütçesi sarsmadan yapılacak takviyeler, istenilen hedefe ulaşma adına yeter seviyede olacaktır. Oyuncu seçimi noktasında eğer menajer tuzağına düşülürse, açık açık uyarıyorum bu işin geri dönüşü çok zor olur. Doğru bir teknik adam seçen, Marcus Gisdol’u patron olarak takım başına emanet etmeye hazırlanan Kayserispor’un yönetimi maksimumi özenli hareket etmek zorunda. Aksi bir aksiyon almak, ağır bedel ödetir demedi demeyin.
Formül basit, menajerlerden uzak, Allah’a yakın!