Geçen hafta Ç. Rize 5’lik, Kayserispor ise 3’lük olmuştu evinde. Fikstür kaderiyle bu iki ağır yaralı takım bir anlamda olmak ya da olmamak mücadelesinde karşı karşıya geldi.
Düşme hattını direkt olarak ilgilendiren bu kritik 90 dakika Karadeniz temsilcisinin teknik patronu İlhan Palut da, Kayserispor’un Karadağlı hocası Radomir Djalovic de bir hafta önceye göre kadroda rötuşlar yaparak bir strateji ortaya koydu. Palut hoca, kendi stratejisini beğenmemiş olacak ki henüz 30. Dakikada oyuna müdahale ederek iki oyuncusunu kenara alarak, hamle yaptı. Stres ve gerginliğin futbola yansıdığı dakikalar ilerlerken, sahada taraflar adına futbol için pozitif denilibelecek hiçbir şey yoktu ne yazık ki… Ne şiş yansın, ne kebap futbolu diye niteleme yapmanın mümkün olduğu 45 dakika sonunda elde avuçta 0-0’lık eşitlik kaldı.
Bir önceki haftanın etkileri buram buram sahanın her yerinde hissedilirken ve takımlar tıngır mıngır futbola devam ederken, Kayserispor adına duruma itiraz eden isim Laszlo Benes oldu. Alman patentli Slovak oyuncu ceza alanının önünde buluştuğu topu deyim yerindeyse füzeye dönüştürdü ve Ç. Rize’de Yahia Fofana’nın koruduğu kaleye yolladı. Bu Şam’la, Bağdat’ı birbirine bağlayan vuruş sonrası ev sahibi Karadeniz temsilcisi resmen dumura uğradı. Beraberliğe razı bir oyun düşüncesinden, körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz moduna geçen sarı-kırmızılı takım, 57. Dakikadan maçın sonuna kadar Çanakkale geçilmez anlaşıyını egemen kıldı, bunda da başarılı oldu. Rize takımının oyuncu değişiklikleri ve yüklenmeleri boşa çıktı ve Kayserispor 8 yıl sonra rakibine karşı tarihi tekerrür ettirdi. Ayrıca bu 3 puan, bu sezonun ilk deplasman galibiyeti olarak kayıtlara geçti.
Haftalardır savrulan Kayserispor iyi mi oynadı dersiniz, cevap ‘hayır’ olur. Ancak sahadaki oyuncuların arzusu, Djaloiv’in de geçen hafta eleştirdiğim Lionel Jules Carole’den stoper üretme sevdasından vaz geçip gerçek mevkisi sol beke montesi ve elde bulunanlar içinden en doğru 11’i sahaya sürmesi pozitif bir etki yarattı, bunun da karşılığı 3 puan oldu.
Bu galibiyete karşın, Kayserispor, düşme hattının dışına atamadı kendini. Anlaşılan o ki, sezon zor geçecek. Zira altta yangın büyük ve neyin ne olacağını kestirmek mümkün değil. O sebeple hep söylediğim gibi devre arasına kadar bu kadroyla alınabilecek maksimum puanı haneye yazdırıp, doğru transferler şart. Bundan daha önemlisi ise, her şeyi bir kenara bırakıp, yine deplasmanda oynanacak Eyüp maçına odaklanmak ise en birincil ödev olmalı.













