Bir zamanlar Doğu Ekspresi denince akla uzun yolculuklar, camdan süzülen kar manzaraları, termosla içilen çay ve mütevazı bir Anadolu masalı gelirdi.
Bugün ise “Turistik Doğu Ekspresi” dendiğinde ilk çağrışım ne yazık ki manzara değil, fiyat etiketi oluyor.
Ankara’dan Kars’a uzanan bu efsane rota, son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle bir ulaşım hattı olmaktan çıktı; pahalı bir deneyim paketine dönüştü.
Fotoğraf çekmek, paylaşmak, “oradaydım” demek için binilen bir tren haline geldi.
Ancak bu deneyimin bedeli, pek çok vatandaş için artık rayların çok ötesinde.
Bugün Turistik Doğu Ekspresi’nde iki kişilik bir yataklı kompartımanın fiyatı, ortalama bir ailenin bir aylık mutfak masrafına yaklaşabiliyor.
Üstelik bu bedel yalnızca ulaşımı kapsıyor.
Kars’ta konaklama, yeme-içme ve diğer turistik harcamalar eklendiğinde, ortaya neredeyse yurt dışı tatiliyle yarışan bir tablo çıkıyor.
Sorulması gereken soru şu:
Bu tren kimin için?
Başlangıçta amaç; Doğu Anadolu’yu tanıtmak, yerel ekonomiyi canlandırmak ve kış turizmine alternatif bir rota sunmaktı.
Ancak gelinen noktada Turistik Doğu Ekspresi, dar gelirli vatandaşın hayalini süsleyen ama ulaşamadığı bir lükse dönüştü.
Eskiden “herkesin treni” olan Doğu Ekspresi, bugün seçkin bir kesimin seyahat vitrini gibi.
Elbette hizmet kalitesi, güvenlik, konfor ve artan maliyetler göz ardı edilemez.
Ancak kamusal bir ulaşım aracının, bu denli yüksek fiyatlarla erişilmez hale gelmesi de sorgulanmalıdır.
Devletin işlettiği bir tren hattının, sadece belirli bir gelir grubuna hitap etmesi sosyal adalet duygusunu zedeliyor.
Daha da düşündürücü olan, klasik Doğu Ekspresi ile Turistik Doğu Ekspresi arasındaki uçurum.
Aynı raylarda ilerleyen iki tren; biri hâlâ öğrencinin, memurun, emeklinin tercihi, diğeri ise sosyal medya paylaşımlarının yıldızı.
Raylar aynı ama yolcuların dünyası bambaşka.
Belki çözüm; turistik seferlerin sayısını artırmak, fiyatları daha makul seviyelere çekmek ve belirli kontenjanları gerçekten “herkes” için ayırmakta yatıyor.
Aksi halde bu güzel yolculuk, yalnızca fotoğraflarda kalan bir hayal olarak kalacak.
Turistik Doğu Ekspresi, Anadolu’nun beyaz örtüsüne yakışan bir masal sunuyor olabilir.
Ancak masalların bile bu kadar pahalı olmaması gerektiğini hatırlatmakta fayda var.
Çünkü trenler, lüks vitrinler değil; toplumun her kesimini aynı rayda buluşturan araçlar olmalı.













