Takvimler Mayıs’ı gösterdiğinde, doğa sadece mevsim değiştirmez; insanın iç dünyasında da bir kapı aralanır.
Nisan’ın aceleciliği yerini Mayıs’ın dinginliğine bırakır.
Güneş artık daha cömerttir, rüzgâr daha yumuşak, umutlar ise daha belirgindir.
Mayıs, bekleyişlerin ayıdır aslında.
Bir yıl boyunca kurulan hayallerin filiz verdiği, sabrın ilk meyvesini gösterdiği zamandır.
Tarlada çiftçi için emeklerin karşılığını alma umudu, şehirde çalışan için yılın yorgunluğunu biraz olsun hafifleten bahar ferahlığıdır.
Çocuklar için sokakların yeniden şenlendiği, akşamların uzadığı, hayatın biraz daha oyun olduğu günlerdir.
Ama Mayıs sadece doğanın değil, insanın da aynasıdır. İçimizde biriktirdiklerimizi fark etme zamanıdır.
Kışın içe kapanan ruh hali, yerini yavaş yavaş dışa dönük bir yaşama bırakır.
Daha çok yürümek, daha çok düşünmek, belki de daha çok hissetmek isteriz.
Bu ay, aynı zamanda hatırlatır:
Her karanlık kışın ardından mutlaka bir bahar gelir.
Her yorgunluk, bir gün yerini hafifliğe bırakır.
Hayat, tıpkı doğa gibi, sürekli yenilenir.
Belki de bu yüzden Mayıs, sadece bir ay değil; bir başlangıçtır.
Sessiz ama güçlü bir başlangıç…













