Kurban Bayramı’na sayılı günler kala şehirlerin kenar mahallelerinde kurulan kurban pazarları yeniden hareketlendi.
Sabahın erken saatlerinde başlayan pazarlık sesleri, besicilerin umut dolu bakışları ve vatandaşların bütçesine uygun kurbanlık arayışı…
Her bayram öncesi olduğu gibi bu yıl da pazarlar, sadece alışveriş yapılan yerler değil;
Anadolu insanının emeğinin, sabrının ve bereket arzusunun buluştuğu alanlara dönüştü.
Bir yanda aylarca hayvanını özenle büyüten üretici, diğer yanda dini vecibesini yerine getirmek isteyen vatandaş…
Ancak bu yıl pazarlardaki yoğunluğun yanında dikkat çeken başka bir gerçek daha var: Artan maliyetler.
Yem fiyatlarından nakliye giderlerine kadar birçok kalemde yaşanan yükseliş, hem satıcının hem alıcının yüzünü düşündürüyor.
Besiciler “emek çok, kazanç az” derken; vatandaş ise bütçesini zorlamadan ibadetini yerine getirmenin hesabını yapıyor.
Buna rağmen kurban pazarlarında geleneksel bayram ruhu hâlâ canlılığını koruyor.
Kimi vatandaş çocuklarıyla birlikte pazarı gezip hayvan seçiyor, kimi satıcı müşterisine çay ikram ederek sıcak bir sohbet kuruyor.
Pazarlıkların sonunda tokalaşarak yapılan alışverişler, modern dünyanın kaybetmeye yüz tuttuğu samimiyetin hâlâ yaşadığını gösteriyor.
Kurban Bayramı yalnızca et paylaşımı değildir.
Yardımlaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği zamanlardan biridir.
Pazarlardaki bu yoğunluk da aslında toplumun bayrama manevi olarak hazırlandığının bir göstergesidir.
Çünkü kurban; sadece kesmek değil, paylaşmaktır.
Sofrasına et girmeyen bir aileyi hatırlamak, ihtiyaç sahibinin kapısını çalmak, gönülleri birleştirmektir.
Bayrama bir haftadan az süre kala kurban pazarlarında yaşanan hareketlilik önümüzdeki günlerde daha da artacaktır.
Temennimiz odur ki hem üreticinin emeği karşılık bulsun hem de vatandaş huzur içinde ibadetini yerine getirebilsin.
Çünkü bayramlar; ekonomik hesapların ötesinde, birlik olmanın en kıymetli zamanlarıdır.













