Tiyatro salonlarının koltuklarını dolduran çocukların heyecanı, sanatın en saf halidir.
Işıklar sönmeden önceki o uğultu, bir oyun başlamadan yaşanan o tatlı telaş...
Hepsi, çocukların hayal dünyasının canlanmak üzere olduğunun habercisidir.
Ancak ülkemizin pek çok şehrinde olduğu gibi Kayseri’de de çocuk tiyatrosu gereken ilgiyi ve desteği tam anlamıyla göremiyor.
Evet, zaman zaman devlet tiyatrosu ya da belediyeler çocuklara yönelik oyunlar sahneliyor; ancak bu oyunların sayısı hâlâ yetersiz.
Birçok çocuk yıl boyunca sadece bir ya da iki tiyatro oyununa ulaşabiliyor
Oysa tiyatro, bir çocuğun yalnızca eğlenmesini değil, düşünmesini, empati kurmasını, farklı bakış açıları kazanmasını sağlar.
Bir masal kahramanı aracılığıyla doğruluğu, paylaşmayı, çevre sevgisini öğrenir.
Kısacası tiyatro, çocuğa “hayat provası” yapma fırsatı sunar.
Bu noktada hem yerel yönetimlere hem de eğitim kurumlarına önemli görevler düşüyor.
Kayseri, kültürel potansiyeli yüksek bir şehir.
Fakat bu potansiyelin çocuk tiyatrolarıyla buluşması için daha çok sahne, daha çok oyun, daha çok destek gerekiyor.
Belediyelerin kültür merkezlerinde düzenli çocuk tiyatroları sahnelenmeli, okullar çocukları tiyatroya yönlendiren programlar hazırlamalı, bilet fiyatları ise herkesin ulaşabileceği makul seviyede tutulmalı.
Ayrıca yerel sanatçılar ve özel tiyatrolar da bu alanda teşvik edilirse, çocuk tiyatrolarının çeşitliliği artar.
Her hafta sonu, her semtte bir çocuk tiyatrosu izleyebilen bir şehir düşünün...
Bu sadece kültürel bir zenginlik değil, geleceğe yapılan bir yatırımdır.
Unutmayalım, tiyatro sadece sahnede değil, izleyen kalplerde yaşar.
Ve o kalpler, en çok da çocuk kalpleridir.
Onların hayal gücüne, duygularına ve sanatla tanışma hakkına sahip çıkmak, aslında geleceğe perde açmaktır.












