Her geçen gün teknoloji biraz daha hayatımızın içine giriyor.
Sabahları uyanır uyanmaz telefonumuzdan gelen hatırlatmalar bildirimler…
Akıllı ev cihazlarımızın kendi kendine harekete geçmesi gibi eylemler…
Bütün bunlar “ yapay zekâ”nın sessiz adımları olarak geleceğe ayna tutuyor.
Yapay zekâ artık hayatımızın merkezine yerleşmiş durumda.
Gencimiz yaşlımız, kullanmayanımız yoktur diye düşünüyorum.
Artık öyle hal aldı ki makineler bizim yerimize öğreniyor, düşünüyor karar veriyor.
Eskiden böyle miydi? Bilim kurgu filmlerinde görürdük sadece.
Günümüzde öyle mi? Eğlenceden sağlığa, eğitime kadar hemen her alanda karşımıza çıkıyor.
Peki, tüm bunlar sizce kolaylık mı? Hız mı? Verimlilik mi? Kesinlikle.
Öte yandan bir o kadar soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Bizler bu teknolojiyi insanlık yararına mı kullanacağız yoksa sadece tüketecek miyiz?
Yapay zekâ güçlü ve etkili bir hal aldı. Yönlendirilmesi gerekiyor bu aracın.
Nasıl kullandığımız, nasıl yönettiğimiz bu noktada büyük önem taşıyor.
Çocuklarımız teknolojinin nimetlerinden yararlanırken ne derece doğru kullanacaklar?
İş gücümüz yapay zekânın işleyişine ne denli uyum sağlayacak?
İnsanlık, düşünmeyi tembelleştirecek mi? Biz bir makineye ne kadar güvenebiliriz?
Yapay zekâ insanın yaptığı işi yapar ve işsizliğe sebep olur mu?
Onu kullanan ellerin niyet ve becerileri bu sorular zamanla cevap bulacak.
Geleceği yapay zekâ değil, onu kullanan bizler şekillendireceğiz.
Bizim onu nasıl, ne şekilde kullandığımız ise yarının toplumlarını belirleyecek.
Dolayısıyla yapay zekâyı anlamak, kontrol etmek ve de ahlaki çerçevede yönlendirmek gerek.
Anlayacağımız yapay zeka sadece bir ayna ve bu aynanın yansımasına dikkat!.
Unutmayalım, kalem dijital olabilir ama sorumluluk yine bizlerde.