Her gün binlerce insan toplu taşıma araçlarını kullanıyor.
İşe yetişmeye çalışanlar, okul yolundaki öğrenciler, alışverişe çıkan anneler…
Ancak bu kalabalığın içinde en savunmasız yolcular çocuklar oluyor.
Özellikle halk otobüslerinde çocukların güvenliği konusunda hâlâ ciddi eksikler bulunuyor.
Bunların başında ise çocuk koltuğu ve güvenli oturma alanı eksikliği geliyor.
Bugün özel araç kullanan ailelere çocuk koltuğu zorunluluğu getiriliyor.
Çünkü küçük yaşlardaki çocukların ani frenlerde, kazalarda ya da sert manevralarda ciddi şekilde zarar görebileceği biliniyor.
Peki aynı risk halk otobüslerinde yok mu?
Elbette var. Hatta ayakta yolcu yoğunluğu nedeniyle risk daha da fazla.
Birçok anne baba, çocuğunu kucağında tutarak yolculuk yapmak zorunda kalıyor.
Ani bir fren sırasında yetişkinin bile savrulduğu bir ortamda çocukların güvenliğini sağlamak oldukça zor.
Özellikle bebek arabasıyla otobüse binen ailelerin yaşadığı sıkıntılar artık herkesin gördüğü bir gerçek haline geldi.
Modern şehircilik yalnızca yol yapmakla, köprü kurmakla ölçülmez.
Gerçek modernlik; çocukları, yaşlıları ve engellileri ne kadar düşündüğünüzle ilgilidir.
Avrupa’daki birçok şehirde toplu taşıma araçlarında çocuklu aileler için özel güvenli alanlar bulunurken, bizim şehirlerimizde bu konu hâlâ yeterince gündeme gelmiyor.
Belki her otobüse tam anlamıyla çocuk koltuğu yerleştirmek kısa vadede zor olabilir.
Ancak çocuklu ailelere ayrılmış emniyetli bölümler, sabitleme aparatları ve daha güvenli tasarımlar yapılabilir.
Bu bir lüks değil, ihtiyaçtır.
Unutmayalım; şehirler çocukların güvenle yolculuk yapabildiği kadar gelişmiştir.
Çünkü geleceği korumanın yolu, önce çocukları korumaktan geçer.













